23.03.2019

38. İstanbul Film Festivali’nde Kaçırmamamız Gereken Filmler

 

Gökşen Aydemir

Beloved – Canım

Uluslararası Yarışma

festivallerin uluslararası ayağında yer alan belgeselleri deneyimlemeye bayılıyorum.  Yasar Talebi’nin gerçek ve kurmaca arasındaki naif belgeseli başta ıdfa olmak üzere dünya festivallerinde  oldukça beğeni toplamış. Her şeyi iyi yanından görmeyi hayat amacı haline getiren Firuze’nin yıllara yayılan hikayesini merakla bekliyorum.

Rüzgar – The Wind

Mayınlı Bölge

Emma Tammi’den enfes bir ilk film. 1890’lı yılları günümüze taşıyan folk-korku western ‘i tam bir sinefil hazinesi. kadın hikayesi anlatan tammi, evde tek başına kalmak üzerinden bir gerilim yaratmaya çalışmış. Rüzgar’ın tehditlerine açık tam bir mayınlı bölge filmi.

Tel Aviv Alev Alev

Dünya Festivallerinden

Her sene İsrail filmlerini takip etmeye çalışıyorum.İsrail yeni dalga sineması yükselen bir değer haline geldi. Daha çok toplumsal sorunlara ve savaşa odaklanan israil sineması gerçekçi yanıyla ortaya çıkıyor. Tel Aviv Alev Alev bir komedi filmi.  Filistin yapımı pembe dizi “Tel Aviv Alev bu filmin referans noktasını oluşturuyor. Bu dizide stajyer senarist olarak çalışan Filistinli Selam, her gün İsrail kontrol noktalarından geçerek Kudüs’ten dizinin çekimlerinin yapıldığı Ramallah’taki stüdyolara gitmek zorundadır. Bu yolda karşılaştıklarını esprili bir şekilde konu alan filmi oldukça merak ediyorum.