06.10.2020

Adalet Üzerine Düşünmenizi Sağlayacak 5 Önemli Film

Judgement at Nuremberg (1961)

Tıpkı bir diğer ünlü filmi Inherit The Wind (Rüzgârın Mirası) gibi mahkeme salonunda geçen filmidir Judgement at Nuremberg (Nuremberg Duruşması) ünlü yönetmen Stanley Kramer’in. Çok zorlu bir dönemi, İkinci Dünya Savaşı sonrasını ele alır Kramer bu filminde. Savaş bitmiştir, suçlu aranmaktadır. Aslında suçlular bellidir, onları cezalandırmak bir insanlık görevidir. İnsanlıktan çıkmış bir adamın milletine, Almanya’ya ve Almanlara bakış nasıl tarafsız olabilir peki? Peki o zamana kadar dünyadan gelmiş geçmiş savaş suçlularının kaçının aldığı ceza vicdanları hafifletebilmiş, dünyaya adaleti getirebilmiştir? Filmin özeline inersek Nuremberg’de kurulan mahkemeler kimi cezalandıracaktır? Tetiğe basanları mı yoksa “Bas” emrini kafalara kazıyanları mı? Ne kadar da benzer sorular ve sorunlar değil mi günümüzle ilişkilendirilebilen! O zaman gerçek suçluları yargılayamadıkça onların piyonu olmuş kişileri cezalandırarak adaleti temin ettiğini sanmak bir hukuk simülasyonundan başka bir şey değil midir? Belki de filmdeki Yargıç Haywood’un (Spencer Tracey) sözlerini hatırlamak bu soruların ne kadar yerli yerinde sorulduğunun özeti gibi olacaktır:

“Öyle bir noktaya gelindi ki ilk defa masum olduğunu bildiğin birine ölüm cezası verebiliyorsun”