21.06.2018
İhanet Filmleri
Little Children (2006)
Little Children, banliyö hayatında ruhsuz evliliklere ve ebeveynlik vazifesine sıkışıp kalmış iki kişinin, Sarah (Amerikan banliyölerinin kadrolu mutsuz kadını Kate Winslet) ve Brad’in (Patrick Wilson) birbirlerine aşık olmalarını anlatır. Sıradan ve iç boğucu ebeveynlerle çevrili bir çocuk parkında tanışıp oyun gereği öpüşmelerinden sonra ikisi de bu olayın anısını akıllarından çıkaramaz. Bu öpüşme, onların mahalle parkıyla evleri arasında geçen durağan hayatlarında unuttukları heyecanın, bir hayalin ismi olur. Daha sonra adım adım birbirlerine yaklaşırlar, ilişkileri gitgide alevlenir. Kocasıyla bağ kuramadıkça evliliğindeki yalnızlığı derinleşen Sarah aslında bir Madam Bovary’dir, kendini onunla özdeşleştirir. “Emma’nın isyanında kahramanca ve çok güzel bir şey var,” der bir kitap kulübü buluşmasında. “Onun o açlığında, bir alternatif için duyduğu açlıkta. Mutsuz bir hayata razı gelmeyi reddetmesinde çok güzel bir şey var.” Film, birbirlerinin yanında mutlu olabilen bu iki aşığı böyle büyük sözlerle yüreklendirdikten sonra onlara bir şeylerden vazgeçmenin, terketmenin zorluğunu, var olan hayatlarının konforunu hatırlatır. Burada yazar Marguerite Duras’nın “insanların hayatlarını güzelleştirebilecekken bunu seçmemeleri çok tuhaf” sözü hatırlanabilir. Banliyöde filizlenen bir aşk, bir mutluluk ihtimali daha böylece aşksız evliliklerin karşısında yenilir ve Sarah ile Brad çocuk parkındaki diğer sıradan ebeveynlerin arasına katılır.
Alkım DOĞAN