07.05.2017

Beyaz Perdenin Avukatları

9 – A Few Good Men (1992)

Demi Moore (Joanne Galloway) – Tom Cruise (Daniel Kaffee)

Küba sınırında bir askerin ölümüne sebebiyet veren iki askerin davasına, donanma avukatı Daniel Kaffee bakar. Hukuki uyuşmazlıkları mahkemeye götürmeden uzlaşma yoluyla çözen avukatımız, askerlerden üzerilerine isnat edilmiş suçu kabul etmelerini ve minimum bir ceza alarak,askerlik görevlerini bırakmalarını ister. Askerler cinayet suçunu katiyen kabul etmez. Davaya dahil olan bir diğer avukat Joan Galloway ise askerlerin suçsuz olduğuna inanmaktadır ve davayı mahkemeye taşımakta kararlıdır. Başka şansı kalmayan Kafee, Galloway ile bu hukuki serüvene atılmak durumunda kalacaktır. Özellikle Jack Nicholson’un yıldızlaştığı filmin 4 dalda Oscar adaylığı bulunmaktadır.

 

10 – The Firm (1993)

Tom Cruise (Mitch McDeere)

Mitch,Harvard Üniversitesi hukuk fakültesini yüksek bir ortalamayla bitiren geleceği parlak bir avukattır. Çok prestijli hukuk firmalarının iş tekliflerini reddeden Mitch, kendisine önerilen paranın cazibesine kapılarak Memphis’te ufak ama başarılı bir şirkette çalışmaya başlar. Karısı Abigail ile güllük gülistanlık bir hayata başlayan Mitch çok geçmeden işin içinde bir bit yeniği olduğunu anlayacaktır.

 

11- Philadelphia (1993)

Tom Hanks (Andrew Beckett) – Denzel Washington (Joe Miller)

Eşcinsel avukat Andrew Beckett, aids virüsü taşıdığı öğrenilince çalıştığı firmadan kovulur. Kendisine ayrımcılık yapıldığını düşünen Beckett,şirketi ve patronu aleyhine dava açmaya karar verir. Bu davada kendisine eşcinsellere karşı önyargılı olan, homofobik avukat Joe Miller yardım edecektir. Film, Aids’li olduğu için ayrımcılığa uğrayarak işinden atılan ve bunu ilk kez mahkeme önüne taşıyan Geoffrey Bowers’in hayatından esinlenerek çekilmiştir. Bowers’in ailesi, film stüdyosunu mahkemeye vermiş ve davayı kazanmıştır. Davanın hakimi,filmdeki 56 sahnenin birebir Bowers’in yaşadıklarının aynısı olduğu kanaatine varmıştır.

 

12 – The People Vs Larry Flynt (1996)

Edward Norton (Alan Isaacman)

Milos Forman’ın yönettiği film, Larry Flynt’in gerçek hikayesini gözler önüne seriyor. Striptiz klübü sahibi Flynt,Hustler adlı bir porno dergisi çıkarır. Bu dergi Flynt’i çok zengin etse de hukuki olarak başına büyük dertler açar.Celseler ilerledikçe Flynt, ifade özgürlüğü için savaş veren sembol bir isim haline gelir. Mahkemelere ‘Fuck this court’ yazılı t-shirtle ya da asker miğferi giyip giden Flynt’i savunma görevi ise Alan Isaacman’a düşer. Bu zor görevin altından en iyi şekilde kalkmaya çalışan Isaacman’ın, yüksek mahkemede yaptığı konuşma ise ifade özgürlüğü konusunda çok hassas noktalara parmak basmaktadır.