20.07.2017

Christopher Nolan: Hollywood’un Dâhi Çocuğu

insomnia

Onur KIRŞAVOĞLU

Insomnia

Following ile sinefillerin dikkatini çeken ve daha sonra kışkırtıcı Memento ile adını duyuran Nolan‘ın üçüncü uzun metrajlı filmi Insomnia olmuştu. İki harika bağımsız film sonrası, iddialı bir kadro ile suç filmine soyunan Nolan, acaba kendi felsefesi ve sinemasından ödün verecek miydi? Daha doğrusu, Hollywood bir yaratıcı yönetmeni daha kendine çekecek, klişeler hapsedecek miydi? İşte bu sorular ve şüpheler altında görücüye çıkan Insomnia herkesi şaşırtacak kalitede bir film olarak zihinlere kazındı. 1997 Norveç yapımı aynı adlı filmin yeniden çevrimi olan film, aynı zamanda ABD’de yeniden çevrilen ve orjinalinden daha iyi olan ender filmlerdendir. Nolan dokunuşu hikayeye epey güç katmış ve kendine özgü bir tavır ortaya çıkmasını da sağlamıştı. Nolan daha da güçlenmiş ve yavaş yavaş şimdiki seviyesinin adımlarını atmaya başlamıştı.

LAPD görevlisi dedektif Dormer, Alaska’da yer alan küçük bir balıkçı kasabasına bir genç kadının cinayetini aydınlatma görevi ile yollanır. Yardımcısı ve kendisine hayran olan Hap da yanındadır. Bir numaralı şüpheli ise yazar Walter Finch’dir. Bu arada bir keşif sırasında Dormer  ortağını vurur, Finch bu olaya şahit olur ve işler iyice çığırından çıkar. Dedektif Dormer zaten psikolojik sorunları olan ve uykusuzluk çeken birisidir ve Alaska bu konuda kendisine hiç yardımcı olmayacak bir zaman dilimindedir.

insomnia2

Öncelikle bahsetmemiz gereken şey filmin atmosferi. Nolan’ın zaten ustalığını kanıtladığı atmosfer kurma becerisi, bu filmde en üst seviyelerde. Alaska da hep gündüz olması, cinayet gibi havanın da sisli olması, uykusuzluk çeken Dormer’ın yaşadıkları ve bölgenin manzaraları inanılmaz bir ölçü ile bir araya getirilmiş ve izleyiciyi içine almakta hiç zorlanmayacak halde sunulmuş. Dormer ile birlikte filmi izlerken uykusuzluk çekmeniz ya da cinayetlerin sisli perdesi altında şüphede kalmanız oldukça kolay. Atmosfer sizi bu duygulara yönlendiriyor ve Nolan kapkara filmin içinde size de en önden yer ayırıyor. Bunun yanı sıra uykusuzluk hadisesi sırasında Dormer’ın diyalogları akarken seçilen kadrajlar, ışık oyunları ve flaş kullanımı son derece gerçekçi bir hava verirken, Nolan adına da bir tarzın sunumu halini alıyor. Nolan izleyici için gereken bütün şartları yerine getiriyor ve bu, bizim de sinirlerimizi bozuyor. İyi anlamda oluşan bu hal sayesinde konsantrasyon bir an bile kaybolmuyor.

Hikaye içerisinde izleyici olarak ikilem yaşadığımız ya da taraf olmak zorunda olduğumuz durumlar mevcut. Filmin ahlaki mesajları ve vicdani sorgulamaları oldukça fazla. Polisin asıl görevi, kişisel sıkıntılarının yansımaları, vicdanı ve görevi arasında bazen sıkışıp kalması gibi sorunlar masaya yatırılıyor. Tabii bu sadece polis için geçerli değil. Her insanın yaşadığı çıkmazlar ve izleyen her insanın kendinden bir şeyler bulacağı sorunlar. Nolan zaten en ön sıraya koyduğu seyircisine bir de bu dertleri yüklüyor ve empati kurup karar vermeye zorluyor. İnsanın psikolojisi ve karar mekanizmalarının zayıflamaları kozu ile de son darbeyi vuruyor. Artık büyük bir boşluk, koskoca bir kararsızlık bizi bekliyor. Dormer cinayeti çözecek ama örtbas ile uğraşan biri, Finch şüpheli ama vicdani olarak tanık olduğu şeyden rahatsız. Biz ise, ekran başında ve suç karşısında çaresiz bir şekilde çözümleri bekleyen eli kolu bağlı birer izleyici. Nolan seyirci ile harika oynuyor, atmosferi harika kuruyor ve zeki bir şekilde kozlarını ortaya seriyor. Insomnia, bu anlamda en etkileyici filmlerden biri olarak hafızalar kazınıyor.

insomnia 1

Oyunculuk performansları hakkında da iki kelam edersek; Hilary Swank oldukça başarılı ve kazandığı iki Oscar’ın tesadüf olmadığını ispatlarcasına güzel anlar sergiliyor. Robin Williams komediler dışında nadir bulduğu ciddi rollerden birinde gerekeni fazlasıyla yapıyor ve sınavdan alnının akıyla çıkıyor. …Ve Al Pacino… Her zamanki gibi muhteşem, her zamanki gibi rolü yaşıyor ve her zamanki gibi kusursuz. Bu rolü Pacino gibi mükemmel oynayabilmenin tek yolu gerçekten haftalarca uykusuzluk çekmek. Ancak o gerçeklikte Pacino’nun rol yeteneğine yaklaşabiliriz. Bakışlar, mimikler ve jestler son derece muazzam ve son derece etkileyici. Kısacası, her zamanki Pacino mükemmelliği.

Dahi çocuk Nolan suç filmlerinde ne kadar kuvvetli olabileceğini bu filmle gösterdi. Daha sonra ise Batman gibi eğlencelik bir çizgi seriyi ciddi bir suç serisine dönüştürdü. Atmosfer kurma becerisi ve vizyonu sayesinden Nolan artık bir marka. Her yeni filminin heyecanla beklendiği bir usta yönetmen. Insomnia, Memento sonrası ilk önemli ayak seslerini anlamak için harika bir seçenek ve şimdilerde değeri çok daha iyi anlaşılır durumda.