03.12.2016
En Sevdiğim Godard
Onur Kırşavoğlu
Bande à part / Çete (1964)
Godard’ın aşk üçgeni ve soygun üzerinden ilerleyen filmi, sinema dünyasındaki birçok isme ve filme referans olmuş vaziyettedir ama en popüler filmleri kadar da bilinmemektedir. Elbette sinefiller filme kayıtsız kalmadı ancak, bir Serseri Âşıklar bilinirliğine de ulaşamadı.
Louvre Müzesi’nin daha sonra Bertolucci’nin The Dreamers’ı tarafından kırılacak dolaşılma rekoru ve bu koşu sahnesi ile hafızalara kazınan film, daha birçok akılda kalıcı sahneyi de barındırmakta ve sinema tarihine kazandırmaktadır. Yeni Dalga akımının özelliklerinin yanı sıra, sanat dünyasına yaptığı göndermeler, Paris güzellemesi ve aşk temasını muhteşem harmanladığı film, gerçek bir başyapıt olarak da adlandırılmayı hak ediyor. Tarantino filmlerine ve hatta kurduğu yapım şirketine esin kaynağı olan Bande a Part, kadın erkek ilişkileri ve iyilik kötülük gibi çatışmaları da en gerçek şekli ile içermekte. Sevgi meselesi ve bohem hayat tarzı Godard’ın sanat eserinin gizli tablosu. Bu tablo, Louvre Müzesi’nden sinemanın kült eserleri arasına kadar uzanan bir şaheser durumunda. Sessizlik, bir dakika sürdüğünde belki az gelebilir ama Godard’ın dediği gibi, “gerçek bir sessizlik dakikası ömür boyu hissedilebilir…”
