03.12.2016
En Sevdiğim Godard
Selin Gürel
Alphaville: une étrange aventure de Lemmy Caution (1965)
En sevdiğim Godard filmi, “Alphaville: une étrange aventure de Lemmy Caution”. Çünkü Godard’ın yapıbozucu anlatı tekniğini melez bir tür filminde sergilerken yaptığı tercihler, “Vivre sa vie: Film en douze tableaux” ya da “Masculin féminin” gibi sinemasının daha tipik örneklerini çekerken yaptığı tercihlerden çok daha ilginç geliyor bana. Diğer yandan bir yıl sonra gösterime giren François Truffaut imzalı “Fahrenheit 451”da da görüldüğü üzere, distopik bilimkurgunun Yeni Dalga sınırları içindeyken bile gösterişli olduğu bir dönemde, bütün süslerden arınmış bir distopya atmosferi yaratma işini, sadece o ve görüntü yönetmeni Raoul Coutard layığıyla kotarabilirdi. Özel efekt yok, yapay ışık yok, futuristik set ve kostüm de yok. Elde sadece dönemin Paris’i ve küçük mü küçük bir bütçe var. Ama her nasılsa, “Alphaville”in karanlığı, sinemanın bütün karanlık gelecek portrelerinden daha karanlık. Çünkü tıpkı bugünden bakıldığında da açıkça görüldüğü gibi, gelecek aslında şimdiki zaman.
https://www.youtube.com/watch?v=m1Z9MdHIRsc
