29.12.2016
Aşk ve Onur: LGBTİ
The Duke of Burgundy (2014)
Hazzın Kendisi Başlı Başına Bir Gerekçe
İç gıdıklayıcı filmlerine bir yenisini daha ekleyen yönetmen Peter Stricklan’ın son filmi “The Duke of Burgundy (Burgonya Dükü, 2014)” yönetmenin kısa filmografisinden beklenmeyecek ölçüde iyi metaforlarla ayakta durmayı başaran bir film. Erotik mizansenlerin ve bu mizansenleri destekleyecek paralellikte müzik altyapısıyla bezendiği film, erotizmin çatısına hazırladığı izleyicisini yanıltan; özünde zaman ve mekânın belirsiz olduğu ancak aynı zamanda da oldukça klostrofobik bir film. Film sadece bir ev ve bu eve giden orman yolunun dışında kalan dünyayı izleyicisine kapatmış vaziyette. İki kadından Evelyn (Chiara D’Anna) ve Cynthia’nın (Sidse Babett Knudsen) birlikteliklerini mazoşist bir edimle yerine getirmelerini konu edinen filmde, ara ara karakterleri bu mekânların dışında görsek de bu kısa süreç sosyalleşen birlikteliklerin görsel şovunu yerine getirmekten öte bir şey değildir.
İlk etapta oldukça masalsı bir dokunuşla izleyicisine merhaba diyen film, bu masalsı dokunuşun yerini gittikçe daha üstü örtülü bir filme bırakmakta. Evelyn karakterinin ormandaki yolculuğuyla birlikte bilinmeyen bir evrenin içinde ona nazaran daha bilinen bir evrene gitmesi bunu nitelerken The Duke of Burgundy’nin karşımıza çıkardığı yaşayan ölüler varyasyonunun bu yeni şekillenmiş hali kapalı kapılar ardında karakterleriyle aynı fantezileri deneyimlememize olanak veriyor.
Zekican SARISOY