17.01.2017
Senin “Aşk”ın Hangisi?
Chungking Express
“Neden bu kadar çok koşuyorsun?” sorusuna “Çok koşup terliyorum ki ağlayacak yaş kalmasın vücudumda” diye cevap verilen bir replik ve ayrılık acısı çeken birisini düşünün önce. Evi terk eden sevgilisinin ardından, evdeki eşyaları da kendi ile birlikte teselli eden bir başka sevgiliyi de yanına koyun. Âşık olduğu insan kendisini fark etmediği halde, evine gizlice giren ve onu çekip çeviren bir başka karakteri de ortalarına yerleştirin. Bu karakterlerin hikayesinin, bazen melankolik, oldukça depresif ama bir o kadar da eğlenceli perdeye aktarıldığını da söylesem, harika bir aşk filmi için yeterli olur mu? Cevabınız evet değilse bile izledikten sonra filmin büyüsüne kapılmamanız imkansız. Sevgilileri tarafından yeni terk edilmiş olan iki polis ve içlerinden birine âşık olan ama fark edilmeyen garson kız üzerinden “yalnızlık” ve “aşk acısı” daha güzel anlatılamazdı. Usta yönetmen Wong Kar Wai’nin o muhteşem şiirselliği ve hüznü yine sizi en derinden yakalayacak cinsten. Ayrılığın acısını herkes farklı ve kendi ile yaşar. Bazen depresif, bazen obsesif ama mutlaka bir yerlerden bir şeyler koparak. Çekilen aslında yalnızlık mıdır, yoksa artık onun olmayışına duyulan özlem mi? Bütün bunlar mükemmele yakın yazılmış repliklerle de izleyiciye sunulur ve herkesin sorgulamasını sağlar. “Gerçekçi” olması ise en büyük kozu. Kamera hareketlerinin güzelliği de cabası. Yiyeceklerin son kullanma tarihleri üzerinden yapılan totem ve geri dönüşe olan umut. Evin sel basmasını “O gittiği için ev bile ağladı” dedirtecek harika bir sahne ve kafanızdan günlerce çıkmayacak California Dreaming’in Mamas and Papas yorumu. Kısaca gelmiş geçmiş en iyi aşk filmlerinden biri. Aşk acısı çekiyorsanız mutlaka izleyin ama size umut dolu bir hava katacağının sözünü veremem.
Onur KIRŞAVOĞLU