05.08.2018

Sinemanın En İlham Verici 20 Filmi

13. …And Justice For All

Listedeki diğer filmlere nispeten az bilinenler arasında yer alan bu 1979 filmi, Al Pacino’ya 70’lerde aldığı dördüncü en iyi aktör Oscar adaylığını getirmiştir. (Diğer üç; “Serpico”, “The Godfather II” ve “Dog Day Afternoon”)

Filmin konusu; tecavüz suçu ile yargılanan bir yargıç ve onu savunmak durumunda kalan ve adalet ve adaletsizlik kavramları ile savaşan bir avukat; Arthur Kirkland.

Avukatımızın savunmak zorunda kaldığı yargıç, geçmişte masum bir müvekkiline karşı verdiği yanlış bir karar sonucu delilleri yok etmesi ile müvekkilini hapse yollamış ve masum adam hapiste yıllarca tecavüz ve tacize uğramıştır. Diğer bir travesti müvekkili ise küçük bir suçtan dolayı hapse girmiş olsa da yine hapishane sisteminde hayatı kararmıştır. Ve şimdi tüm bu geçmiş haksızlıkların ışığında, Arthur Kirkland suçlu olduğunu bildiği bir bir adamı savunmak ve -masum veya değil- müvekkillerinin haksız yerine ölümüne karşı adalet sisteminin ne kadar umarsız kaldığını görüp adalet ve adaletsizlik ikilemini yaşamak durumundadır.

Tam sınırları zorlanıp son limitine gelmişken, Yargıç Fleming, dava öncesi kulağına eğilir ve yine fırsat olsa mağdura zevkle tecavüz edebileceğini söyler ve Arthur bütün mahkemenin önüne dikilip o nefis 10 dakikalık nutkunu verir. Son sözleri Allah’ın belası müvekkilinin hapse gitmesi gerektiğini ve suçlu olduğudur.

İçimize az da olsa adalet duygusu serpiştiren vahşi ama haklı bir final, değil mi?