27.07.2016

Usta Yönetmenlerin En Zayıf Halkaları

Christopher Nolan – The Dark Knight Rises (2012)

Christopher Nolan önce The Dark Knight ile filmografisinde bir zirve noktası oluşturmuş, sonra Inception ile o zirve noktasının bile üzerine çıkarak zoru başarmıştı. Filmografisinde kötü film yoktu ve The Dark Knight Rises bu yüzden onun için kilit bir filmdi. Korkulan oldu ve Nolan da “kötü film” çeken yönetmenler arasına adını yazdırdı.

The Dark Knight Rises’in başarısızlığa uğramasındaki en temel faktör yanlış kötü adam tercihiydi. Oldukça düz bir kötü adam portresine sahip olan Bane, Nolan’ın bugüne kadar adeta baştan yarattığı “Batman” dünyasına ve “Joker”, “Two-Face” gibi derinlikli kötü adam portrelerine adeta ihanet gibiydi. Sürekli “destansı ve epik final” diye reklamını yaptıkları The Dark Knight Rises, maalesef büyük bir hayal kırıklığı olarak hafızalara kazındı. Batman hayranları kötü adam tercihinin Penguen olması gerektiğini ve Penguen’i de Philip Seymour Hoffman’ın oynamasını istediklerini defalarca belirtmiş, hatta bunun için azımsanmayacak gruplar açmıştı. Eğer Hoffman, Penguen’i oynasaydı tıpkı Heath Ledger gibi “yardımcı erkek oyuncu” dalında Oscar’ı alacağını görür gibiydim. Fakat yapımcılar bu fırsatı tepti. Keşke ikinci filmdeki “Joker – Two Face” karakterleri gibi iki aşamalı kötü adam modeli çerçevesinde burada da “Penguen – The Riddler” tercihi yapılsaydı da biz de destansı ve epik finali görebilseydik!

Halil İbrahim SAĞLAM 

[youtube url=”http://www.youtube.com/watch?v=g8evyE9TuYk”]