08.08.2017

Yönetmen Koltuğu: Alain Resnais

3) Nuit et brouillard (Gece ve Sis) – 1956

Resnais henüz Nazi soykırımının üzerine cesaret ile söz söyleyen yapımların pek de olmadığı bir süreçte Nuit et brouillard adlı belgeseli çeker. Üstelik yaratılmak istenen, bu soykırımı biz değil canavar bir grup yaptı algısını da yerle bir eder. Zira yeniden yapılanmaya çalışan Almanya, bu soykırımı gerçeklik algısından kopacak denli farklı bir yere oturtarak, sorumluluğu üzerinden atmaya çalışmıştır. Fakat Resnais, Nazi soykırımının canavarca duygulardan çok bir ekonomik büyüme hamlesi olduğunun altını çizer. Tüm belgesel boyunca da bu toplama kamplarının bir fabrika, kamplardakilerin birer işçi, katledilen Yahudilerin her bir parçasının ise pazarda kullanılan bir ham maddeye çevrildiğini anlatır. Böylece soykırımın, sadece basit bir duygu değil, bizzat düşünülüp, planlanmış devlet politikası olduğunu kusursuzca dile getirir Resnais. Bu nedenle de zaten Nuit et brouillard, bugüne kadar yapılmış, en cesur, en sert soykırım belgesellerinden biridir.

Kan Donduran Bir Belgesel

Resnais, bu kan donduran belgeselinde yapılanlara sadece geçmişte yaşanmış ve sona ermiş, bitmiş bir politika olarak da bakmaz. Güya yeniden kurulan ülkenin ve devlet politikasının eskisinden çok da farklı bir yerde durmadığını, soykırım yapan kafaların bir yerlerde var olduğunu sadece gizlendiklerini, geçmiş ile şimdiyi, siyah-beyaz ile renkli görüntüleri bir arada kullanarak söyler. Aschwitz’in hem geçmişteki hem de şimdiki görüntülerinin ard arda verilmesi belgeselin, bana kalırsa en vurucu yanı.