01.06.2017
Yönetmen Koltuğu: Peter Greenaway
5) Eisenstein in Guanajuato (Eisenstein Meksika’da) – 2015
Greenaway’ın Federico Fellini’ye saygı duruşunda bulunduğu 8 1/2 kadin’dan yıllar sonra çektiği, bu kez avangard sinemanın en önemli temsilcilerinden, entelektüel montajın mucidi, sinemanın ölümsüz isimlerinden Sergei Eisenstein’a odaklanan filmi var karşımızda. Eisenstein in Guanajuato, ilk etapta sanılacağı gibi Eisenstein’in sinemacı kimliğine, filmlerine, yönetmenlik kariyerine odaklanan bir film değil. Bu film, Eisenstein’in Meksika’da geçirdiği on ay gibi bir süreç üzerinden, onun çok da bilinmeyen ama esas onu var eden özel hayatını perdeye taşımakta daha çok. Bu filmle sinema tarihine damgasını vurmuş, sinema tarihinin mihenk taşlarından olan Bronenosets Potyomkin, October, Grev gibi filmlerin arkasındaki mimarın, yönetmenlik yapmadığı zamanlarda nasıl yaşadığına, filmlerini izleyerek anlayamayacağımız karakter yapısına, ruh haline bizleri şahit etmektedir.
Siyah-beyaz fotoğraflardaki, kabarık saçları ve ciddi duruşuyla hafızalarımıza kazınan Eisenstein’in, hiç tahmin edemeyeceğiniz bir enerjiye sahip olduğunu, kabına sığmaz ama aynı zamanda da bir o kadar çekingen, bambaşka biri vardır karşımızda. Böylesine renkli bir kişiliğin bir de yatak odasına girdiğimizi düşünün. Hem de öyle köşeden, bucaktan, kapı arkasından değil. Oldukça teşhirci bir yere konumlandırır Greenaway biz seyircileri. Öyle ki Eisenstein’in eşcinsel kimliğiyle ilk kez bekâretini kaybetmesini ve sonraki günlerde de aşkıyla yaptıkları derin muhabbeti, yatak odasının her bir noktasından (cam taban da dâhil olmak üzere) izlememiz, filmi elbette fazlasıyla pornografik bir düzeye taşımaktadır.
Greenaway’ın çerçeve kullanma konusunda, kendi sınırlarının da ötesine geçtiği bir film ile karşı karşıya olduğumuzu söylemem gerek. Zira Greenaway, ekranı artık istediği sayıda çerçeveye ayırmakta, istediği gibi çerçeve olgusuyla oynamaktadır. Bu da yetmezmiş gibi ekrana yerleştirdiği yan çerçevelerin içine gördüğümüz kişilerin gerçek portrelerini koyarak yine temsil ile gerçeğin çarpıcı birlikteliğine değinmekten kendini alamaz. Farklı lens kullanımları, 360 derece dönen kamerası, her filminde olduğu gibi renklerin tarif edilemez rolü gibi saymakla bitmeyecek meziyetlerle yine karşımızda bir Greenaway harikası durmaktadır.
