08.06.2017
Yönetmen Koltuğu: Steven Spielberg
2) Saving Private Ryan (Er Ryan’ı Kurtarmak) – 1998
Spielberg’in İkinci Dünya Savaşı ile ilgili yaptığı filmlerden biri olan Saving Private Ryan, savaşın cephede yaşanılanlarını kusursuzca perdeye yansıtan, mübalağasız bir başyapıttır. Üç saate yakın süresi boyunca neredeyse tamamı çatışmalarla geçen filmin, kusursuza yakın bir iş ortaya çıkardığı, herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. Zira filmin, ilk yarım saatinde perdeye yansıyan Nomandiya çıkarması, otoriteler nezdinde de bugüne kadar yapılmış en gerçekçi, en etkili sahneler olarak kabul edilir. Savaşın insanları nasıl bir hadsizlikle kıyıma uğrattığını, savaşın içindeki minimal bir hikâyeyi odağına alarak anlatır film. Üç kardeşi cephede hayatını kaybetmiş ve kendisi de cephede olan Ryan’ın, bulunup ailesine teslim edilmesi tüm filme arka fon oluşturur. Lakin film bu noktadan sonra elbette sadece bu meseleye odaklanarak devam etmaz. Bu mesele ve savaşta yaşanılan daha nice mevzu filme ilmik ilmik dokunur. Bir yandan dört çocuğun da savaşa gönderilmesi ve üçünün ölmesi gibi tarif edilemez bir acı, bir yandan da bir insanı kurtarmak için nice canın tehlikeye sokulması aynı potada eritilir.
Seyirciyi bir an bile sorgulatmaktan geri durmayan, duygusal anların tavan yaptığı, kusursuz efektleriyle göz dolduran ve gerçekten bıçak sırtı konusuyla baş döndüren bu filmin eleştirilecek bir yanı varsa o da tüm Spielberg filmlerinde olan Amerikan propagandasıdır hiç kuşkusuz. Lakin bu ve başka kusurları Saving Private Ryan’ın sinemasal anlamda çok büyük bir başarıya imza attığı gerçeğini değiştirmez.
