14.05.2018

Yönetmen Koltuğu: Tayfun Pirselimoğlu

1)Ben O Değilim – 2013

Pirselimoğlu’nun şimdilik son filmi olan Ben O Değilim, Ercan Kesal’in muhteşem oyunculuğuyla unutulmayacak bir başyapıt olmuştur. Yönetmenin ilk filminden itibaren vazgeçemediği başka bir kimliğe geçme halini tam olarak odağına alan film, aynı zamanda doppelgänger (çiftgezerler) mevzusunu da kullanıyor. Nihat, bir hastanenin yemekhanesinde çalışmaktadır. Mesai arkadaşı Ayşe ise kocasının ikizi denecek kadar benzeyen Nihat’a ilgi gösterir. Kocası hapishanede olan Ayşe, Nihat’ı evine çağırır; kocasının oturduğu yere oturtur onu, onun eşyalarını kullandırır, bir süre sonra tamamen onun yerine geçirir. Nihat ise hiç itiraz etmeden bu durumu kabullenir. Peki, Nihat’ın bu durumu kabul etmesinin sebebi nedir? Daha mutlu bir hayat? Ekonomik yönden daha konforlu şartlar? Ama hayır. Hiçbiri değildir. Nihat, böylesine bir işe girişirken tamamen sebepsizdir. Onun için Nihat olarak hayata devam etmekle Necip olarak hayata devam etmek arasında pek de bir fark yoktur.

Pirselimoğlu’nun Ustalık Eseri

Pirselimoğlu, sinemada artık sık sık karşımıza çıkan amaçsız bir karakter ile baş başa bırakıyor yine bizleri. Nihat’ın toplum içinde olduğunda bile yalnız oluşu, amaçsız bir şekilde yaşayışı en çok Pus’taki Reşat ile benzerlik taşır bana kalırsa. Mekân olarak ise İstanbul’da daha kimliksiz yerleri tercih eden Pirselimoğlu, hikâyenin İzmir ayağında ise daha iddialı yerleri seçer. Basmane gibi İzmir’in en çok kimlik kazanmış mekânında devam eden Ben O Değilim’de ne olursa olsun üçlemesindeki gibi bir şehre bakma durumu pek yoktur.

Pirselimoğlu’nun ustalık eseri olan Ben O Değilim, sinema tarihinde az sayıda olan doppelgänger mevzusunu, muhteşem bir şekilde beyaz perdeye taşıyan bir yapım. Aldığı ödüllerle de başarısını taçlandıran Ben O Değilim, yerli sinemanın en değerli filmlerinden biridir hiç kuşkusuz.