06.06.2017
Yönetmen Koltuğu: Wim Wenders
3) Alice in den Städten – 1974
Wim Wenders’in yol üçlemesinin ilk filmi olan Alice in den Städten, yine iki güçlü karakteri yollarda buluşturur. Bu kez bir kız çocuğu ile yazma sıkıntısı yaşayan bir gazetecinin zoraki birlikteliği çıkar karşımıza. Akıllara Charlie Chaplin’in The Kid ve Luc Besson’un Leon filmini getiren bu mükemmel yapım kendisinden önceki ve sonraki olan bu filmler arasında bir nevi köprü gibidir. Yine güçlü eleştiriler taşıyan filmlerinden de biri olan Alice in den Städten’de Wenders, iletişim araçlarına olan nefretini de kusar. Tekmelenen radyolar ya da yumruklanan televizyonlar oldukça etkileyicidir. Başrol oyuncusu tarafından oldukça sert bir şekilde cezalandırılan iletişim araçlarından hayatımıza teklifsizce hadlerinden fazla girmelerinin hesabı sorulur.
Wenders’in vazgeçilmez oyuncusuna(Rüdiger Voglereşlik) eden küçük kızın da mükemmel performansının bir araya geldiği bu film, duygusallıktan, şiddetten ve seksten beslenmeden derdini anlatan ender bir yapım olarak yıllar önce sinema tarihinde yerini almıştır. Filmle hala tanışmayanlara duyurulur.
https://www.youtube.com/watch?v=syKxEkLkJdk
