07.06.2017

Yönetmen Koltuğu: Ertem Eğilmez

namuslu

4) Namuslu – 1984

Şener Şen’in sayısız kez hayat verdiği yardımcı karakterlerden sonra ilk kez başrolde izlediğimiz bu muhteşem başyapıt, çekildiği dönemde artık ayyuka varmış bir sorunu(rüşvet, dolandırıcılık vs) perdeye yansıtır. Devlet dairesinde mutemet olarak çalışan fazlasıyla namuslu Ali Rıza Bey, bir gün tüm dairenin maaşını hırsıza kaptırırsa ne olur? Elbette herkesin dürüstlüğü unuttuğu, namuslu olmanın fazlasıyla demode sayıldığı zamanlarda, böylesine bir şeye kimse ama kimse inanmaz. Karısı ve çocukları da dâhil olmak üzere herkes Ali Rıza’nın parayı kendisinin gasp ettiğine kesin gözüyle bakar. Kendisini bir türlü ifade edemeyen Ali Rıza, bir süre sonra bu kokuşmuş, değer yargılarını unutmuş, tiksindirici topluma, tam da onların anlayacağı bir dille derslerini verir.

Namuslu olmak ile namussuz olmanın birbirine karıştığı, ülkeyi dolandıran bir yığın insanın başımıza çöreklendiği, riyakârlığın kol gezdiği bir topluma ayna tutan bu önemli eserin bana Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanındaki Hayri İrdal karakterinin başına gelenleri anımsattığını söylemek isterim. Romanı okuyanların ne demek istediğimi anladığını sanıyorum.

Filmin ayrıntılı eleştirisine buradan ulaşabilirsiniz.