25.05.2016

Aksiyonun Adı: “Bond, James Bond”

Roger Moore

Live and Let Die (1973) – Yönetmen: Guy Hamilton

Bond serisinde Roger Moore’un ilk kez sahneye çıktığı film Live and Let Die, Bond filmleri arasında filmden ziyade tema müziğinin daha bir öne çıktığı filmlerden bir tanesi. Rosie Carver karakterine hayat veren Gloria Hendry ise ilk Afrikan – Amerikan kökenli Bond kızı olarak karşımıza çıkmakta!

The Man with The Golden Gun (1974) – Yönetmen: Guy Hamilton

Christopher Lee’nin Francisco Scaramanga adlı karaktere hayat verdiği The Man with The Golden Gun için acaba Christopher Lee olmasaydı, serinin bu filmi için düşünülecek isim kim olurdu sorusu akla geliyor. Ancak The Man with The Golden Gun seride oldukça az sevene sahip olsa da, serinin komedi unsurlarıyla öne çıkan filmi olma konusunda yerini hala koruyor.

The Spy Who Loved Me (1977) – Yönetmen: Lewis Gilbert

Üç yıllık bir aradan sonra Bond teması Sovyetlerde Ajan Triple X (Barbara Bach)’in Üçüncü Dünya Savaşını tetikleyen Karl Stromberg (Curd Jürgens) ile mücadelesi ile hikayesinin temellerini atıyor. Bir yandan kendi imparatorluğunu kurmaya çalışan Karl Stromberg’le mücadele eden Bond, diğer yanda ise Jaws karakteriyle öyküye yerleştirilen Richard Kiel. İkonik dişleri hafızalardan çıkmayan Jaws!

Moonraker (1979) – Yönetmen: Lewis Gilbert

Bond serisinin en garip filmlerinden biri olan Moonraker, Star Wars temasından fırlayan hikâyesiyle öne çıkıyor. Bu uzay macerasında Hugo Drax (Michael Lonsdale) ile yüzleşmek için yollara düşen Bond, insani uygarlığı yok etmek niyetinde olan deli bir adam ve kendinden ziyade aşina olunan dişleri ile hatırladığımız Jaws ile mücadele etmek durumundadır.

Four Your Eyes Only (1981) – Yönetmen: John Glen

Bond temellerini bir kez daha önümüze koyan ve ardılına pek fazla bir şey katmayan serinin bu filmi, Britanya’nın askeri denizaltılarını ele geçirecek, geçirme niyetinde olan bir komplo harekâtını önlemek üzere tutulan o bilindik ajanın yine bilindik olan hikâyesine odaklanmakta.

Octopussy (1983) – Yönetmen: John Glen

Serinin çok düşünüldüğüne kanaat getirdiğimiz ‘Octopussy’ başlıklı filmi, bu alt başlığa gülelim mi ağlayalım mı kararı pek veremediğimiz bir film. Maud Adams’ın canlandırdığı Octopussy isimli karaktere ithafen yazılan film, Avrupa ve Sovyetler bağı içinde ortaya çıkan olmazsa olmaz hırsızlık faktörüne eklemlenen nükleer saldırı tehdidi ile öyküsünü kuruyor bu kez.

A View to A Kill (1985) – Yönetmen: John Glen

Moore döneminin son demleri niteliğindeki A View to A Kill ile seride anahtarı yeni Bond’a teslim etmek üzere sahneden ayrılmakta olan aktör bu kez, Silikon Vadisi‘ni yok etme arzusu ile dolup taşan Max Zorin (Christopher Walken) ile mücadele etmek üzere göreve soyunur. Ya nefret eden ya da çok seven olarak karşımıza çıkan Grace Jones’un iliklerinde hissettiği May Day ise unutulmaz Bond kızlarından biri olarak bir köşeye not edilir.