17.01.2018

O An: Duvara Karşı

Mert YILDIRIM

Arada kalmışlığın hikâyesi

Bazı filmler vardır ki onları kolay kolay unutmak mümkün değildir. Duvara Karşı da onlardan biri. Fatih Akın bu filminde başarısını bir kez daha ispatlamış. Öyle ki yıllar geçmesine rağmen sahneleri hâlâ hafızalarda yer edinebiliyor.

Duvara Karşı, bir arada kalmışlığın hikâyesi… En önemli arada kalmışlık da iki insan arasında olanı…

Sibel ve Cahit birbirlerini sevme konusunda sıkıntılar yaşayan, aykırı bir çifttir. Sibel hayatı yaşayamamaktan dert yakınırken Cahit kendi hayatına son vermek istemektedir. Yaşama ve ölme isteği bir aradadır filmde. Bu iki zıtlık filmin canlı yapısını sağlam bir şekilde korumakta.

Cahit, Sibel’i sevip sevmeme konusunda tereddüt yaşamaktadır. Bir yanı onu özgür bırakmak istemekte öteki yanı ise ona giderek alışmaktadır. Bu iki duyguyu sadece kendi içinde yaşar. Sibel’i sever ama sevdiğini belli etmez. Sevmekten korkar çünkü. Sevmek onun için tehlikeli bir şeydir. Oysa yaşamaktan vazgeçmek sıradan bir şeydir onun gözünde.

Bir ayrılığın anatomisi

Sahnemiz bir ayrılığın anatomisini anlatmaktadır. Sibel’i fazla serbest bıraktığı için etrafından sürekli baskıya uğrayan Cahit bir gün dayanamayıp elini kana bular. Cahit’i o halde gören Sibel ise neye uğradığını şaşırır. Gördüklerini uzun süre anlamlandıramaz. Cahit’in gözlerinde ise pişmanlığın sinyalleri kendini belli etmektedir.

Daha sonra eve gelen Sibel ne kadar mutsuz olduğunu ve ne kadar acı çektiğini aynaya bakarken fark eder. Arka fonda Ağır Roman filminden Yusuf Taşkın’ın Ağla Sevdam şarkısı çalmaktadır. Bu sahnede acı doruğa çıkar. Sibel artık acısı yüzünden konuşamayacak durumdadır. Hayatta en sevdiği insan olan Cahit’ten kopmuştur. Bu durum onda yıkım etkisi yaratmıştır. Aynadaki yansımasında bir yıkımın yansımasını görür aslında. Kendine ve acısına daha fazla katlanamayan yaşamına son vermek ister. Çünkü Cahit olmadan bir hayatı hayal edemez Onun dediği gibi bileğini dikine keser. Daha sonra bu yaptığından pişman olup kanamasını durdurmaya çalışır. Tüm bu süre zarfında ağlamaya devam eder.

Sahnemizin devamında Sibel’in ailesi yer almaktadır. Cahit’in hapishaneye girdiğini gazetedeki haberden öğrenmeleri ailesine büyük bir acı yaşatmıştır. Sibel’in yaşadıkları ailesine fazla gelmiştir. Bu nedenle onu hayatlarından silmek isterler. İlk önce fotoğraflarını yakmakla başlarlar unutmaya. Çünkü hatırlamak onlar için acı çekmekle eş değerdir. Annesi kızından vazgeçmek istemese de abisi ve babası Sibel’i unutma konusunda kararlıdır.

Sibel’in abisinden kaçtığını görüyoruz sahnenin devamında. Bu sahne aileden bir kopmayı ifade etmektedir. Sibel geçmişte yaşadığı sıkıntı ve baskıdan ancak koşarak kurtulmayı başarabilmiştir. Geçmişten can havliyle koşarak uzaklaşmak Sibel için kaçınılmaz olmuştur. Sibel kendine ailesiz yeni bir hayat kurar. Cahit’i unutmak aklının ucundan bile geçmez. Sibel’in aklının ve kalbinin bir köşesinde Cahit varlığını korumaya devam eder film boyunca.

Duvara Karşı filminin güçlü sahnelerinden biri olan bu sahne filmin unutulmaz sahnelerinden birisidir. Bir ayrılış, bir kabulleniş ve bir kaçışı beraberinde barındırır bu sahne. Sibel’in film boyunca başına gelenler aslında böyle de özetlenebilir. Ailesinden kaçan Sibel yeni bir hayatın kollarında kendini bulur ama buna alışamaz. Her şeyden kaçabilen Sibel kendinden kaçamaz.