03.01.2017

O AN: Sen Aydınlatırsın Geceyi

Yıllar geçtikçe daha da değerlenecek bir başyapıt.

Yerli sinemanın medarı iftiharlarından olan Onur Ünlü’nün 2013 yapımı Sen Aydınlatırsın Geceyi filmi, ülkemiz seyircilerinin hepsini aynı beğenide buluşturan ender yapımlardan biri olmuştur. Bunda elbette tv dizisi Leyla ile Mecnun ile kadro başta olmak üzere büyük benzerliklerinin olması göz ardı edilemez. Sen Aydınlatırsın Geceyi, Akhisar’da çekilen siyah-beyaz, absürt bir komedidir. Ünlü’nün artık kesinlikle farklı çalıştığını düşündüğümüz hayal dünyasında yarattığı muhteşem senaryo ile ete kemiğe bürünen film, yerli sinemanın yeni dönem kültlerinin başında şimdiden anılmaya başlanmıştır bile. Her sahnesi, her diyaloğu, müzikleri, çekim teknikleriyle ve elbette oyunculuklarıyla unutulmaz hatta ve hatta yıllar geçtikçe daha da değerlenecek bir başyapıttır diyebiliriz bu film için.

Görür görmez âşık olmak…

Film, aslen Ali Atay’ın hayat verdiği Cemal karakteri üzerine kurulan bir hikâye. Ve Cemal’in en önemli meselesi Yasemin’e (Demet Evgar) olan aşkıdır. Tam da saf Anadolu gençlerinde olduğu gibi görür görmez âşık olur Cemal, Yasemin’e. Hem de tam bir klişe sahneyle.  Bu görür görmez âşık olmak hemen ardından ilk buluşmayı getirir. Velhasıl Cemal ile Yasemin, tam da Yeşilçam filmlerindeki gibi bir çay bahçesinde gazozlarını pipetleriyle yudumlarlar. Birbirlerinin henüz adını bile doğru dürüst bilmeyen bu ikili ne konuşacaklarını bilemezler. Bu suskunluğu Cemal cebindeki doktorunun ona bir daha intihar etmemesi (Cemal filmin başında bileklerini keserek intihar girişiminde bulunmuştur) için verdiği anti-depresan ilaçlarını çıkararak bozar. İlaçları birlikte içme teklifinde bulunur. Ve bu enteresan çiftimiz, şeker yutar gibi avuç avuç ilaçları yutmaya başlarlar. Sonrası mı?

Mutluluktan Uçmak…

Sonrası Ünlü’nün dizi ve filmlerine aşina olan seyirciye bile” yok artık” dedirtecek bir sahneyi karşımıza getirir. Ünlü, filmini asırlardır dilimize pelesenk olmuş deyimlerin mecaz anlamlarından değil de gerçek anlamlarının üzerinden hikâyeyi oluşturarak absürtlükleri yaratmıştır. Tüm filme damga vuran Cemal ile Yasemin’in bu unutulmaz sahnesinde de “Mutluluktan uçmak” deyiminin gerçek anlamını Cemal ile Yasemin üzerinden yaratır. Birbirine âşık olan çifti bir araya getirerek onların mutlu olmalarını sağlar. Üstüne anti-depresan ile de bu mutluluk durumunu körükler ve ortaya yerli sinemamızın asla unutulmayacak, en mükemmel kült sahnelerinden birini çıkarır. Ünlü’nün Marc Chagall’in tablosundan esinlenerek çektiğini söylediği bu sahneyi hala izlemeyen varsa, buyurunuz efendim sahne sizlerle.

Onur Ünlü’ye esin kaynağı olan Marc Chagall’in eseri: