31.01.2017

O An: That Most Important Thing: Love

Ben aslında oyuncuyum, iyi bir oyuncuyum

That Most Important Thing: Love veya orijinal adıyla  L’important, c’est d’aimer, başrolündeki Romy Schneider ile öne çıkan bir Andrzej Żuławski filmi. Sinemanın oyuncu ve film çekimi yönlerine kısa bir bakış attığımız giriş sekansı, bu hafta O An bölümümüzün konuğu.

Aslında That Most Important Thing: Love, Romy Schneider‘in bedeninde varlığını bulan Nadine karakteri etrafında dönüyor. Nadine ve onun dünyasına dahil olan iki adam: kocası Jaques ve ona umutsuzca âşık olan Mont. Ancak filmin damarında akan esas unsur sinema.

Filmin açılışında jenerik yazıları perdeye düşerken gördüğümüz Nadine, bir film setinde canlandırmak zorunda (!) olduğu bir sahneye zorla dahil oluyormuş hissini uyandırır izleyicide. Zorunda kalmıştır çünkü o set aslında hayalindeki sinemanın karşılığı değildir. Ancak o bir oyuncudur ve para kazanmak için film çekmek zorundadır.

Utanmanın surete büründüğü an

İşte tam bu fotoğraf, Nadine’in içinde bulunduğu durumu özetler. Yapmak istemediği bir filmin içinde yönetmen tarafından şiddete maruz kalmaktadır. Yönetmen “Hisset onu” dedikçe Nadine olduğu ortama ve kendine iyice yabancılaşır. Repliğini bir türlü söyleyemez, o karakteri yaşayamaz çünkü o filmi yapmanın verdiği utancı yaşamaktadır. Durum bununla da kalmaz, Nadine’in kameraya baktığı an, film içindeki filmden çıktığımız ve karakterle baş başa kaldığımız andır. Ancak o an’ı paylaşan bir kişi daha vardır: fotoğrafçı Mont. Nadine’in o sette, tam da o sahnede fotoğraflarını gizlice çekmek ona belki de iyi bir para kazandıracaktır. Bir oyuncunun “düşkün” halini gösterecektir ne de olsa…

Nadine, Mont’a bakar. Seyirci olarak biz Mont’un olduğu yere konumlanırız. Nadine bizim gözümüzün içine bakar ve “Fotoğraf almayın lütfen. Ben sanatçıyım, iyi işlerim var. Bunu karnımı doyurmak için yapıyorum. Lütfen.” İşte o an, bir sanatçının seyircisiyle baş başa kaldığı andır da aynı zamanda.