24.08.2022

Çoğunluğun İyiliği İçin Grindelwald Faşizmi

Grindelwald’ın Suçları’nda da görmeye başlayacağımız üzere Albus Dumbledore genç yaşlarında sonradan tanık olduğumuz o babacan, sempatik ve iyilik timsali hallerinden çok uzak, sorunları olan bir adam. Ailesinde yaşanan ve babası Percival Dumbledore’un Azkaban Hapishanesi’ne atılması, annesi Kendra Dumbledore’un da ölmesiyle sonuçlanan bir takım trajedilerden dolayı hayata ve Mugglelar’a karşı öfkeyle dolu olan birisi. Grindelwald’la birlikte büyücülerin Mugglelar’dan daha üstün varlıklar olduğuna inanıyor ve herkesin iyiliği için Muggle egemenliğine bir son verilmesi, yönetimin büyücüler tarafından ele geçirilmesi gerektiğini düşünerek planlarını harekete geçirmeye niyetleniyorlar. Hatta Grindelwald’ın imzası haline gelecek olan “Çoğunluğun İyiliği İçin” sloganının fikir babalığını da Albus yapıyor.

Fantastik Canavarlar’ın Devreye Girdiği Nokta

Ancak zaman geçtikçe Grindelwald’ın korkutucu doğasını görmeye başlayan Dumbledore bu niyetten uzaklaşıyor ve ikili, Dumbledore’un kız kardeşi Ariana’nın hayatını kaybettiği bir düellodan sonra yollarını ayırıyorlar. Grindelwald planlarını gerçekleştirmek üzere Godric’s Hollow’dan ayrılırken Dumbledore da dağılan ailesi ve biten dostluğunun ardından hayatı boyunca iyileşmeyecek yaralarla kendi yoluna gidiyor. Grindelwald planları doğrultusunda Avrupa’yı birbirine katmaya başlarken Dumbledore ise mezun olduğu Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’na öğretmenlik yapmak üzere geri dönüyor. İşte Fantastik Canavarlar serisi de tam bu noktada devreye giriyor.

Büyücü Dünyası’nın Hitler’i vs. Slytherın’in Varisi

Bir önceki sayfada serinin hikayesinin geçtiği tarihlerin hiç de tesadüfi olmadığını yazmıştım. Grindelwald’ın sihirli savaşı 2. Dünya Savaşı yıllarına denk düşerken, bir karakter olarak kendisinin de o yılların faşist diktatörlerinden özellikle Adolf Hitler’le pek çok ortak özelliği bulunuyor. Kendisi de bir melez olduğu halde safkanlık ideolojisi üzerinden Büyücü Dünyası’nda hem safkan olmayanlara hem de Mugglelar’a savaş açan Lord Voldemort Hitler’i daha fazla andırıyor gibi görünse de aslında Grindelwald icraatlarıyla çok daha fazla Hitler.

Bir kere Hitler’in de yaşadığı ve hüküm sürdüğü bir dönemde yaşıyor ve hüküm sürüyor. Lord Voldemort sadistçe ve paranoyakça güdülerle adam öldürmeye dayalı bir korku imparatorluğu inşa etmeye çalışırken Grindelwald dışarıdan bakanlar açısından çarpık olsa bile kendi açısından oldukça sağlam temellere dayandırdığı bir ideoloji üzerine hareket ediyor. Onun derdi dünyaya hakim olmak ya da ölümü yenip ölümsüz olmak değil, ötekileştirilen ve korkuyla baskılanan türdaşlarının liderliğini yaparak herkesin selameti için, daha üstün olduğunu düşündüğü büyücülerin Mugglelar’ın yerine yönetimi devralmasını sağlamak. Hitabet yeteneği çok güçlü. İnsanları kendisine çeken bir karizması ve cazibesi var. Bu sayede tehlikeli ve faşizan ideolojisine bol bol yandaş toplaması hiç de zor olmuyor.

Grindelwald ve Savaş Suçları

Muhaliflerini kapatmak için Nurmengard Hapishanesi’ni inşa ettiriyor. Hapishanenin adının Naziler’in en etkili toplantılarından bir kısmını gerçekleştirdikleri ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonra da yargılandıkları Almanya’nın Nuremberg şehrinin ismiyle taşıdığı benzerlik dikkat çekici. Auschwitz Toplama Kampı’nın giriş kapılarına “Arbeit Macht Frei (Çalışmak Özgürleştirir)” yazısının asılması gibi Nurmengard’ın giriş kapılarının üstüne de “For The Greater Good (Çoğunluğun İyiliği İçin)” yazıları asılıyor. 2. Dünya Savaşı’nın bittiği 1945 yılında yenilen Hitler intihar ederek yaşamına son verirken, 1945 yılında Dumbledore’a yenilerek kaybeden Grindelwald da ömrünün sonuna kadar çürümesi için kendi yaptırdığı hapishaneye kapatılıyor. Ta ki Lord Voldemort tarafından hücresinde öldürülene kadar.

Yazı dizisinin üçüncü ve son bölümünde serinin merkezindeki denklemin diğer kilit ismi Albus Dumbledore’a ve karakterin cinsel yöneliminin bu hikayeye bir katkısı olup olmayacağına, Newt Scamander ve fantastik yaratıklarının serideki rolünün ne olacağına ve serinin Harry Potter serisine nasıl bağlanacağına bakacağız.