03.12.2016

En Sevdiğim Godard

vivre-sa-vie

Kerem Akça

Vivre sa Vie / Hayatını Yaşamak (1962)

Godard’ın 1960-1967 arasındaki ilk dönemindeki bütün filmlerinin ayrı bir tadı vardır. Ama “Hayatını Yaşamak” (“Vivre Sa Vie”, 1962) benim için bunların bir-iki adım önünde. Anna Karina ile en anlamlı birliktelikte, 12 tabloda bir hayat kadınının yaşamından kesitler önümüze dökülür. Yönetmenin her sahnedeki ‘yapıbozucu’ hamlelerinin ufuk açıcı durmasına mı, deneyci ruhuyla epizodik anlatıya yön veren bir model yaratmasına, bir anti-kahramanı detaylı bir incelemeye tabi tutmasına mı, yoksa feminist sinemanın mihenk taşlarından birine imza atmasına mı odaklanmalı? Tercih sizin…

Ama Godard’ın kariyerinin çözümlemesi en keyifli eserlerindendir bu film. “Herkese Karşı Tek Başına”, (“Seul Contre Tous”, 1998) ve “17 Kere Cécile Cassard” (“17 Fois Cécile Cassard”, 2002) gibi yapıtları etkilemiş eşsiz bir klasiktir. Anlatı tekniklerini kullanma şekliyle ezber bozmuştur. Kameraya, açılara, kurguya ve hikaye dışı sese aykırı yaklaşımıyla unutulmaz ve yönlendirici sekanslar/sahneler armağan etmiştir sinema tarihine. “Hayatını Yaşamak”, “Bir Godard filmi nedir?” sorusunun en eklektik karşılığıdır. Hayat kadını filmleri arasında belirleyici olmuş bir klasiktir.