26.07.2016

En Sevdiğim Kubrick

The Killing

Sinemanın en büyük yönetmenlerinden biri o kuşkusuz… Filmografisi nicelik olarak dar olmasına rağmen, yaptığı her filmle kitleleri sarsmayı başarmış, seyircinin alışageldiği sınırların dışına çıkarak sinema tarihine eşsiz filmler hediye etmiş. Sinema üzerine az çok kalem oynatan bir yazar olarak filmlerinin her birini çok seviyorum fakat “The Killing”in yeri bende gerçekten ayrı. Kubrick, bir kaybeden hikayesi olan “The Killing”te, neredeyse bütün Freudçu parametreleri kullanır. Namlunun ucundaki gangster, bütün başarısızlıklarını kendine ihanet etmiş olan kadına yoracak ve onu acımasız bir biçimde cezalandıracaktır. Bir nevi, kastrasyon korkusudur bu aslında; (gangsterin) bilinçaltında gömülü olan açığa çıkıp anne konumundaki kadını boğmuştur. Bunun yanında “The Killing”, Kubrick’in suç filmlerinde tercih ettiği ekspresiyonist biçimin de çok güzel bir örneğidir.

Kubrick’in erken dönem ürünü “The Killing”i otoriteler pek öne çıkarmaz genellikle. Ne var ki olanca yalınlığı ve dört başı mamur işçiliğiyle yönetmenin ileride nasıl bir usta olacağının da açık bir göstergesi değil midir bu film? 

Ercan DALKILIÇ (Aydınlık Gazetesi,  TersNinja)