12.01.2017

Karakter Mutfağı: Hannah Horvath

Bir Toplumsal Mühendislik Hammaddesi Olarak Hannah Horvarth

Lena Dunham’ın 2012 yılında, yani yirmi dört yaşındayken yarattığı, yazdığı ve başrolünde oynadığı Girls 2017’deki altıncı sezonu ile ekranlara veda edecek.  Otuzlu yaşlarını süren dört bekar kadının ilişkiler, cinsellik, dostluk ve hatta alışveriş gibi konular ekseninde dönen çağdaş zaman problemlerini esprili ve gayet cesur bir şekilde anlatan Sex and the City’nin izinden giden bir yapım Girls. Bu nedenle, efsane dizi Sex and the City’nin yirmili yaşlar versiyonu olarak adlandırılıyordu. Ancak Sex and the City’nin hiçbir karakterinden Lena Dunham’ın bizzat canlandırdığı Hannah Horvarth kadar nefret edilmemiştir.

Hannah Horvarth… Yirmi dört yaşında. New York’ta yaşıyor. En büyük isteği yazar olmak. En yakın arkadaşları yine kendisiyle aynı yaşta olan Marnie, Jessa ve Shoshanna. Bu üç karakter de kendilerince problemleri olan yeni milenyum gençleri. Ya boşluktalar ya da hedefe fazla odaklanmaktan ötürü o tek ağaç yüzünden ormanı göremiyorlar.

Hannah’ya gelince… İşte o hedefe fazlaca odaklanmış, bu uğurda önüne gelen ne varsa ezip geçmekten çekinmeyen ve ne yazık ki bunu bilinçli olarak yapmadığına kani olup sonunda suçu başkasına atarak sıyrılmaya çalışanlardan. Herkesin etrafında böyle bir karakter yok mudur? Peki bu tip benmerkezcilikten muzdarip kişilikler gördüğünüzde ne yaparsınız? Olay yerini mümkün olduğunca çabuk terk edersiniz değil mi? İşte durum maalesef Girls dizisi söz konusu olunca öyle değil.

Zamane Narkissos’u

Zira seyirci tam altı sezon boyunca Hannah’nın gelgitlerine maruz kalıyor ve pek çok ankette en nefret edilen dizi karakteri olarak da tarihe geçiyor. Hannah’nın sinir bozuculuğu aslında iki arada bir derede kalmış, teknolojik cennetin içine doğmuş ama iletişim konusunda bütün nesillerden daha fazla sorun yaşayan milenyum jenerasyonunun şanssızlığı olarak açıklanabilir mi? Bu sorunun cevabı evet olabilirdi. Ancak Hannah iyi bir insan olma yolunda kendisine verilen her türlü şansı elinin tersiyle iten ve insanları işine geldiği gibi kullanmaktan yılmayan bir ruh emici.

Peki Hannah bu kadar itici bir karakterse Girls nasıl bu kadar başarılı olabildi? Çünkü Hannah aslında çok gerçek bir karakter. Çünkü etrafımız bu tip insanlarla sarılı ve çünkü hepimizin içinde bir parça Hannah mevcut. Ancak egolarımız kendisini vahşice dışa vurmaya çalışan “id”i dizginlerken Hannah’nın sadece id’inin esiri olduğunu görürüz. Belki de bu yüzden o ana dek sıkı fıkı olduğu ve daha yeni ölmüş olan yayıncısının cenaze evinde merhumun karısına “acaba kitabım yayınlanacak mı?” sorma cesaretini gösterip yüzünde en ufak bir üzüntü emaresi olmayışı bu yüzdendir. Çünkü gerçekten üzülmemiştir Hannah. Çünkü sadece kendini düşünmektedir.

Bencilim, Bencilsin, Benciliz

Hannah’nın sevgi ve ilgi açlığı ama karşılığını bir türlü tam olarak verememesi belki de kendisine “sana daha fazla para vermeyeceğiz, git ne halin varsa gör” diyen ailesinin eseri midir? Ya da sonradan gay olduğunu itiraf eden babasıyla son derece sorunlu bir evliliği hiçbir şey yokmuş gibi yürütmeye çalışmış olan annesinin eseri midir? Öyle olsa bile Hannah’nın bencillik gösterileri ve her seferinde “hah şimdi doğru olanı yapacak” derken seyirciyi ters köşe yatırması ne ile açıklanabilir? Bunun açıklaması belki şu şekilde olabilir. Günümüz sosyal medyası, film ve dizi endüstrisi tarafından pompalanan “sen biriciksin, mükemmelsin, her şeye değersin ve bu hayatı kafana göre yaşa, bedeli ne olursa olsun” gibi bir söylem mevcut. Bu söylemin bir sloganı da var: You Only Live Once. Yani “bu hayata bir kez geliyorsun” . O zaman, sadece kendini düşünmelisin.

Hannah’yı belki de en iyi tanımlayan kişilerden birisi finale doğru Jessa ile ilişki kuran Hannah’nın eski sevgilisi Adam olmuştur. Hannah’yı kırmamak adına ilişkilerine devam etmek istemeyen Jessa’ya Adam şöyle der: “Senin yerinde olsa Hannah’nın kollarıma atılmayacağını mı sanıyorsun?” Maalesef ki bu son derece doğru bir tespit çünkü o Hannah!

Dizinin gelecek sezon ekranlara veda edeceğini söylemiştim.  Yani Hannah‘nın yaşadıklarından bir nebze de olsa ders aldığını görmemiz için bir sezon daha var. Eğer Hannah Horvarth bu sezon da bizi şaşırtmazsa gelmiş geçmiş en şuursuz baş karakter olarak diziler tarihine geçecek.