14.02.2017

O AN: Oldeuboi

Gelmiş geçmiş en muhteşem intikam hikâyesi.

Chan-wook Park gibi sinema tarihine adını altın harflerle yazdırmış bir yönetmenin başyapıtı olan Oldeuboi, gelmiş geçmiş en muhteşem intikam hikâyesidir. İç içe geçen kurgusu, son ana kadar seyircinin merakını ayık tutan senaryosu, kan donduran anları ve daha saymakla bitmeyecek meziyetleriyle kıskanılası bir filmdir. Şiddet ve seks içeren sahnelerinin hakkını vermekten geri durmadığı gibi dram dozunu da eksik bırakmayı ihmal etmeyen bir film Oldeuboi. Kanın, şiddetin, acının, gözyaşının, aşkın, pişmanlığın, intikamın, masumiyetin hepsinin ama hepsinin kol kola girdiği anlarla bezenmiş bu muhteşem filmin, yüreklerimize hançer gibi saplanan bir sahnesi var ki… Konuşmamız gerek mutlaka.

İntikam planı noktalanmış, geriye tek bir şey kalmıştır.

Woo-jin Lee (Ji-tae Yu) adlı karakterimiz, genç yaşından itibaren ya da hayatının en büyük aşkını kaybetmesinden itibaren ilmik ilmik dokuduğu, tüm hayatını adadığı intikam planını, biraz önce tamamlamıştır. Oldukça acımasız, kanlı ve gözyaşlı bir sonla noktaladığı intikam planı sırasında yeterince yıpranan düşen Lee, adeta takatsiz kalmıştır. Bu sonlanış, artık sadece intikam yemini için hayatta kalan Lee’nin de yaşamının sonudur aslında. Zira yıllardır nefes alıp vermesinin tek sebebi bu intikamdır. Ve görev başarıyla, hatta ve hatta planda olmayan sebeplerle çok daha acılı sonlanmıştır. Geriye Lee’nin yapacağı tek şey kalmıştır. Hayatında değer verdiği, sevdiği, âşık olduğu kadının, kardeşinin yanına gitmek…

Daha güzel bir dünyada buluşmak ümidiyle…

Lee, düşmanına arkasını dönerek asansöre biner. Yaşamında en çok ona acı veren anları tekrar zihnine getirir öncelikle. Kız kardeşinin intihar ettiği anlardır bunlar elbette. Kardeşini kurtaramadığı anları hatırlarken hem o günlerdeki haliyle hem de şimdiki haliyle kurar kafasında. Fakat ne var ki iki haliyle de kurtaramaz aşkını. Kurduğu hayalde bile kurtaramayarak hıçkırıklara boğulan Lee, hiç tereddüt etmeden… Önyargıların, kuralların ve daha nice kötülüğün olmadığı bir dünyada belki de buluşmak dileğiyle tek bir tetikle bitirir işini. Geriye ise bize yine kan yine gözyaşı kalır. Ha bir de fondaki muhteşem müzik Farewell, My Love.