24.08.2022
Yerel ve Avrupai Film Modeli Arasında: Çağan Irmak
Babam ve Oğlum (2005)
Çağan Irmak’ın, toplumsal olaylara ve izleyiciyi damardan yakalayıp ağlatmaya yönelik ilk filmi olan Babam ve Oğlum, 12 Eylül darbesi ile birlikte gelen yıkımı baba-oğul (birey-devlet) ekseni içerisinde ele alıyordu. Çok fazla yan karakter barındıran film, tipik bir Türkiye ailesi modelinin her katmanlarını kullanarak izleyicide özdeşleşme patlaması yaşatmayı hedefliyor ve bunu yaklaşık 4 milyona yakın izleyici çekerek başarıyordu. Salondan herkesin elinde bir mendille gözyaşlarını silerek çıkması ve “çok ağladım” sözcüğünün gerek basın, gerek kişiden kişiye aktarılarak adeta bir film pazarlama yöntemi haline gelmesi çoğu kişiyi rahatsız etti. Irmak, bir söyleşisinde “Babam ve Oğlum sinematografik değil, Ulak sinematografik” diyerek bir bakıma “sinema görsel bir sanattır” normlarına uymadığını kabul ediyordu. Babam ve Oğlum’daki küçük kabus ve hayal sahnesi ise, Irmak’ın diğer filmlerinde fantastik ve korkuyu bir şekilde kullanacağına işaretti, zira bir yıl sonra 13 bölümlük korku serisi Kabuslar Evi’ne başlayarak, serinin kimi örnekleriyle korku sineması adına başarılı örnekler verebileceğini sergiledi. Bir sonraki filmi Ulak ise Irmak’ın en riskli projesiydi, zira korku denemelerinden sonra Türkiye’de yapılması oldukça zor görünen fantastik sinemaya el atıyordu.
[youtube url=”http://www.youtube.com/watch?v=3ggMtq0ASHc”]
