06.06.2017
Yönetmen Koltuğu: Béla Tarr
1) A Torinói ló (Torino Atı) – 2011
Muhteşem mizansen ve olağanüstü sinematografiye sahip A Torinói ló, Berlin Film Festivali’nden Fıbresci ve Gümüş Ayı alarak ayrılır. Friedrich Nietzsche’nin ”içe kapanış” öyküsünden esinlenerek çekilen film, Tarr’ın tıpkı diğer filmleri gibi oldukça felsefik. Tıpkı Dünya’nın altı günde yaratılmasına atfen altı gün süren filmde bitmek bilmeyen bir bekleyiş vardır. 146 dakikanın sadece 30 çekimden oluştuğu, durağan, nefis fotoğraf karelerinden oluşan zaman ve mekânın anlamını yitirdiği bir film düşünün. Tanrı ölmüş ve Dünya’nın kendini yok etmeye başladığı zamanlar yaşanır. Ağaç kurtlarının sesinin yerine yorulmak bilmeyen rüzgârın sesi duyulur sadece. Baba, kız ve her şeyden vazgeçmiş at sorgusuz sualsiz, sonsuz bir kabulleniş içerisinde beklerler. Bir ara kaçıp kurtulma girişiminde bulunsalar da bunun ne kadar anlamsız olduğunu anlar ve vazgeçerler. Ki nihayetinde mutlak son gelir. Karanlık… Ebedi karanlık zamanları başlar.
Bela Tarrr’ın ‘’Tanrı öldü ve ben yorgunum’’ sözleriyle sinemaya veda ettiği bu film, insanlığa bir ağıt ve Nietzsche’ye saygı duruşunda niteliğindedir.
