27.12.2016

Yönetmen Koltuğu: Jacques Audiard

3)Dheepan – 2015

Hani derler ya yoksulsan nereye gidersen git ne yaparsan yap yaşantını asla değiştiremezsin, hep zorluklarla mücadele edecek, ezilecek ve hor görüleceksindir. Dheepaan, işte tam da bu söylenilenleri haklı çıkartan bir filmdir. Sri Lanka’daki iç savaştan dolayı Fransa’ya iltica eden Dheepan, Yalini ve Illayaal’dan oluşan bir ailenin –aslında birbirini hiç tanımayan üç insanın kurduğu sahte bir ailedir- hayata tutunmasını anlatır. Yalnız Sri Lanka’da Tamil savaşçısı olan Dheepan için de yine ülkesinde yaşadığı travmaları atlatamayan Yalini için de her şey çok zordur. İçlerinde hayata karşı en olumlu olanları savaşta tüm ailesini kaybetmesine rağmen Illayaal olur.

Elbette Dheepan için özellikle yıllarca ülkesinde savaşmış, sonunda yenilgiye uğramış, her türlü acıyı görmüş biri olarak şimdi Fransa’nın varoşlarında suç çetelerinin, uyuşturucu ticaretinin kol gezdiği bir bölgede sessiz ve umursamaz kalması pek de mümkün değildir. Dheepan, çevresinde yaşanılan en küçük bir hareketlenmede çığırından çıkacaktır. İşte filmin en büyük handikabı da bu olur zaten. Zira küçük ölçekte bir insan grubu üzerinden iç savaş, göçmen sorunu, kültürel çatışma, yoksulluk vs gibi meseleler üzerinden mikro bir hikâye anlatmak için yola çıkan bir filme Hollywood tarzı hareketler hiç ama hiç yakışmaz.  Fazlasıyla anlamsız, ayrıksı duran bu sahneler finale doğru Dheepan ve Yalini arasında kurduğu ilişkinin de katkısıyla hızlıca koşan filmi tökezletir.

Her şeye rağmen yine de başarılı bir yapım olan filmin asla Cannes Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü hak edecek kadar olmadığı da herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. Özellikle diğer rakipleri arasından o yıl jüri başkanı olan Coen kardeşlerin neyi düşünerek Dheepan’ı ödüllendirdikleri hala merak konusu.