22.02.2017

Yönetmen Koltuğu: Stephen Frears

1) Dangerous Liaisons (Tehlikeli İlişkiler) – 1988

Aynı adlı bir İngiliz tiyatro oyunundan uyarlanan Dangerous Liaisons, Fransız Devrimi öncesi aristokrat kesimin ahlaki olarak ne kadar dibe vurduğunun bire bir yansımasıdır. Aristokrasi, hiçbir emek harcamadan, var olan servetiyle bolluk içerisinde yaşarken tüm zamanlarını ya operaya giderek ya da komplo oyunlarıyla geçirmektedir. Birbirleriyle akraba, arkadaş vb ilişkisi olan bu küçük ama tehlikeli zümre, birbiriyle kedi fare oyunu oynar gibi oynamaktadır.

İşte tüm bu çürümenin asıl ve en baş aktörü Glenn Close’un ustalıkla hayat verdiği Marquise de Merteuil karakteridir. Zaten film onun kendine hayranlıkla aynaya bakmasıyla başlar ve sonunda da kendine nefretle, ağlayarak aynaya bakmasıyla son bulur. Marquise’e, onun akıl almaz oyunlarına en büyük ortaklığı, John Malkovich’in yine hayran olunacak bir performans sergileyerek hayat verdiği Vicomte de Valmont yapar.

Frears’ın birçok filminde yaptığı gibi yine tek bir erkek karakter etrafında birçok kadın karakterle örülü olan bu hikâyede, aristokrasinin eleştirisinin isabetli olması kadar itirazım olan noktalar da vardır. Bir kadının ya da kadınların şeytanlaştırılması, sonunda da tüm suçun tek, güçlü ve biraz da hırslı bir kadının omuzlarına yüklenmesine, iffetli davranmaya çalışan kadının ise tamamen masum görülmesine elbette itirazım var. Yalnız tüm bu sıkıntılarına rağmen muhteşem kurgusu (özellikle unutulmaz paralel kurgu sahneleri), oyunculukları, atmosferi, sanat yönetimi, kostümleri ve yönetimiyle filmin bir başyapıt olduğunu asla kimse inkâr edemez. Zira film, birçok ödülle bu başarısını taçlandırmayı da bilmiştir.