05.09.2021

En Sevdiğim Spielberg

Hasan Nadir DERİN

E.T.

Sene 1984. Sevimli bir uzaylıyı anlatan bir film, Amerika’dan 1,5 yıl sonra Türkiye’de gösterime girer. Filmlere çok meraklı bir çocuk da babasıyla birlikte bu filmi izlemek için, sonradan TRT’nin stüdyosu haline dönüşecek olan Ankara Arı Sineması’na gider. O güne kadar evde, televizyonda karşısına çıkan neredeyse her şeyi, bitmeyen bir iştahla izlemektedir. Belki sinemaya da gitmiştir ama o dev salona girmek, bambaşka bir dünyaya adım atmak gibidir. Daha film başlamadan, o mekânda, o büyük perdede izleyeceği filmin daha önce hiç tatmadığı bir deneyim olacağını hissetmiştir.

Işıklar kararıp film başladığında, o küçük çocuk yanında oturan babasını bile unutup filmin dünyasının içine girer. Hemen hemen kendi yaşındaki başka çocuklar, ilk başta eciş bücüş gözüken, sonra giderek sevimli hale dönüşen uzaylıyı kurtarmak için yetişkinlerin dünyasında bir savaş vermektedirler. O da adeta perdedeki çocuklarla beraber nefes alıp vermektedir, o uzaylıyı kurtarmaya çalışan arkadaş grubuna dâhil olmuştur. Film bitip, ışıklar açıldığında, uzaylı arkadaşı güvenle yuvasına döndüğü için, o da rahat bir nefes almıştır.

Filmi izledikten sonra babasına zorla filmin kitabını da aldıran o çocuk, belki o gün Steven Spielberg adını bilmiyordu. Yönetmen olarak adını görmüşse de yönetmenin tam olarak ne yaptığından da emin değildi ama sinema salonunda film izleyip, başka dünyalar içinde kaybolmasını sağlayan adam oydu. Yıllar sonra ona Spielberg’ün en sevdiğin filmi hangisi diye sorulduğunda, uzun uzun düşünmesine de gerek olmayacaktı.