21.12.2016
Kötü Filmler
Tuba BÜDÜŞ
Kod Adı K.O.Z.: Maskeler Düşüyor
Bir ülke eğer yıllardır aynı iktidar tarafından yönetiliyorsa bir süre sonra sinemanın belli kesimi de iktidara hizmet etmeye başlıyor ne yazık ki. İşte Kod Adı K.O.Z. :Maskeler Düşüyor, tam da bu furyanın öncülerinden. Yakın dönemde ülkemizde yaşanan 17-25 Aralık operasyonlarının hedeflerinin yapılanmalarını, planlarını ifşa ediyor güya Kod Adı K.O.Z. :Maskeler Düşüyor. Halen de devam eden ve paralel yapılanma denilen grubu hedefine alan film, oldukça yanlı ve propaganda tarzı ilerliyor. Film, ne yazık ki devlet içinde devlet kurmak isteyenlerin arkasındaki güç odaklarını deşifre etmek gibi bir amaçla yola çıkan büyük bir prodüksiyona sahip yapım olarak hakkını veremiyor. Tam bir başarısızlık örneği olarak primetime bir dizinin bile altında iş çıkarıyor. Zaten İMDB’den aldığı 1.6 puanla da sinema tarihinin en kötü filmleri arasına girmekten kurtulamıyor.
Son Kuşlar
Son Kuşlar, iyi niyetlerle yola çıkan ama ortaya film bile çıkaramayan bir yapım. Doğanın dengesinin bozulmaması gerektiğini, hayvanlara ve doğaya karşı korumacı ve kucaklayıcı davranılması gerektiğini anlatmak gibi bir amaç taşıyor. Fakat bu kadar önemli bir konu için bırak başarılı bir senaryoyu neredeyse bir senaryo bile yazıl(a)mamış. Yazıldığı sanılan senaryonun ise neresinden düşsen elinde kalıyor. Filmin en önemli handikaplarından biri ise Şamanizm ile İslamiyet’i aynı potada eritmeye çalışması sanırım. Kötü oyunculuklar, karikatürize edilmiş karakterler gibi eksileriyle bitmek bilmeyen bir film Son Kuşlar. Bir filmden çok kamu spotu niteliğindeki Son Kuşlar’ın tek artısı görüntü yönetimi diyebiliriz sanırım.
Firak
Firak, kötü olup da festival jürisini geçen bir yapım olduğundan dolayı aslında tebrik edilmesi gerekenlerden. Zira 21. Adana Altın Koza Film Festivali’nde yarışma filmi olarak izlemek zorunda kaldığımız film, o kadar kötüydü ki bazı diyalogların güldürmek için yazıldığı düşünüldü. Ama ne yazık ki, izleyenlerin bir süre sonra gülme krizine girmesine neden olacak denli vasat diyaloglar, karikatür tarzı oyunculuklar, olmayan senaryo, ilerlemeyen çatışma, birbirini tekrar eden sahnelerle birlikte tam bir cümbüşe dönüşüyor. İki erkek kardeş arasına bir kadını çatışma unsuru olarak konulması üzerine kurulan Firak, zaten yeterince klişe olan bir konunun üzerine hiç yeni bir şey koyamıyor. Ha ismini aldığı kömür yapma aşamalarını ise çok iyi öğrettiğini inkâr etmeyerek hakkını yememek gerekiyor.
https://www.youtube.com/watch?v=9AmspCJTkqE
Ay Büyürken Uyuyamam
Şerif Gören gibi Yeşilçam’ın başarılı bir yönetmeninin film çektiğini hele bir de Necati Cumalı’nın öyküsünden uyarlandığını öğrenince heyecanım daha da artmıştı. Şahsen ben, Yol, Endişe, Almanya Acı Vatan vs gibi birçok başarılı yapıma imza atan bir ustadan en fazla vasat bir film gelir diye bekledim. Lakin Gören, bizleri çok büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Ay Büyürken Uyuyamam, ustanın da bana kalırsa filmografisinde görmek istemeyeceği kadar büyük bir başarısızlık örneği. Ege’nin bir kasabasında boyunca iki kızı ile yaşam mücadelesi veren kadının ve kızlarının başlarına gelenleri anlatan film, esasen 1960’lar Türkiye’sinde geçmekte. Lakin film, bu dönem duygusunu bize veremediği gibi her açıdan inandırıcılıktan nasibini alamamış. Birçok sahnesi müsamere havasında ilerlerken, kurgunun ya hiç yapılmadığını ya da yapılıp da ilk halinden daha kötü yapıldığını görüyoruz. Son olarak dönemin popüler oyuncularını oynatmak ise Gören’i daha da zor duruma sokmaktan öteye gidemiyor. Zira dizilerde çok sevilen bu oyuncular sanki Gören’e inat yaparmışçasına oyna(ya)mıyorlar. Son olarak Ay Büyürken Uyuyamam’ı bir kenara bırakarak, geride kalan filmografisine dayanarak ustaya saygımı dile getirmeyi bir borç bilirim.
https://www.youtube.com/watch?v=41UR2tp7LLs
Basic Instinct 2
Basic Instinct 2, bilindiği üzere 1992 yapımı olan Basic Instinct’in devamı. Başrolünde yine cazibesiyle akılları baştan alan, doksanlı yılların femme fateli Sharon Stone’nin üstlendiği filmin, sanırım tek iyi yanı da bu. Zira serinin ikincisi, ilkinin akıl oyunlarından da, feminist yapısından da nasibini almıyor. Sadece izleyicinin her yönüyle beğenisini toplayan ilkinin birçok meziyetini değil de tüm bunların yanında bulunan cazibeyi ve birkaç cinsellik kokan sahnesini ön plana çıkarıyor. Tamamen cinselliği odağına alıp, Sharon Stone’nin vücudunu meta olarak kullanmaya kadar götüren bir fırsatçılık içerisine giriliyor. Zaten filmin vizyona bile girmeden önce pazarlanması da bu şekilde yapılmıştı. Uzun lafın kısası sırf cinsellik üzerinden beslenen bir film yapmak için Basic İnstinct’i işin içine karıştırmasalarmış keşke.
Fakat hakkını yemeyelim. Zira bu oldukça başarısız film, kötülükte üstüne olmadığını 2006 yılında Altın Ahududu Ödülü’nü alarak taçlandırmıştır.
