21.12.2016
Kötü Filmler
İnci TULPAR
Jurassic World
Eğlenceli mi? Evet.
Fakat eğlenceli olması bir filmi “iyi film” yapmıyor. Hele de yıllar sonra yapılan bir devam filmini herkes heyecanla beklerken. Film oldukça sığ. Konusu sığ, oyunculukları sığ hatta abartılı, herhangi bir yenilik sunmuyor izleyiciye. Ergenlik yaşında ve heyecanı seven, patlamış mısır yiyerek hoş vakit geçirmek isteyen gençler için gişe düşünülerek yapılmış bir film. Jurassic Park’ın zamanının ötesinde sunduğu heyecana ve orijinalliğe sırtını dayamış, sıradan bir devam filmi olmanın ötesine geçememesi üzücü. Hele de, yönetmen Ron Howard’ın kızı Bryce Dallas Howard’a ve beyaz tayyörü ile topuklu ayakkabılarına ilk dakikalardan sinir olan seyirciler için, filmi izlemek tam bir azap. Düşünün ki, filmin tek izlenilebilir oyuncusu Chris Pratt! Beklentiler ile girilen fakat “biz ne izledik yahu?” diye çıkılan, bütçenin ve çabanın boşa gittiği bir film Jurassic World.
Last Witch Hunter
Vin Diesel, Rose Leslie (Game of Thrones) Elijah Wood ve Michael Caine’den oluşan kadrosu ile merak uyandıran “Son Cadı Avcısı” bir fantastik aksiyon filminden beklenebileceği üzere etkileyici görselliği olan sahnelere sahip. Fakat hepsi bu! Michael Caine dışında tüm oyunculuklar felaket, hikâye sıradan sonundaki mesaj ise çevreci! Nasıl oluyor da olmuyor bilemiyorum ama filme katılmaya çalışan mizahi ton bile sırıtıyor. Sinema, sonuç olarak bir eğlence sektörü. Bu bağlamda bakıldığında her filmin çok ciddi sanat eseri olmadığını akılda tutmak gerek. Pek çoğumuzun sırf hoşca vakit geçirmek amaçlı izlediğimiz filmler var. Fantastik filmler bu olguya en çok hizmet eden yapımların başında geliyor ki pek çok fantastik film özellikle genç izleyiciden beğeni alır, yetişkin ve sıkı takipçileri tarafından da hor görülmez. “Suçlu zevklerimiz” de diyebileceğimiz bu çerezlik filmlerden bazıları gerçekten çok iyidir. Film senaryo açısından kötüdür ama yönetmenlik, oyunculuk, yapım olarak iyidir. İzlersiniz, seversiniz ama boştur. İşte tam bu noktada “The Last Witch Hunter” için söyleyeceğim “ Yılın En İyi ‘En Kötü’ Filmi” bile olmadığı… O kadar sarkıyor ve o kadar sıkıyor ki filmin kısa süresi (106 dakika) bile uzun geliyor. Bitmesini istiyorsunuz.
Dirty Grandpa
Robert De Niro, “komedi filmlerini bıraksın” dedirtecek kadar leş bir komedi var karşımızda. Zac Efron’un hali tavrı, kariyeri zaten ortada da, sen koskoca Robert De Niro‘sun yahu! De Niro hakkında bildiğiniz her şeyi unutturacak bir film Dirty Grandpa. Sulu, amaçsız, güldürmeyen, şok edici kadar edepsiz, bir o kadar da gereksiz. Yönetmen Dan Mazer, Sasha Baron Cohen’in komedi filmlerinin de yapımcısı. Bu sefer onları da aşmış maalesef. Şapşal mizahın ötesinde bir çiğliğe sahip olan film, ebeveynlik, hayat seçimleri, aşk gibi konularda da ahkam kesmekten geri kalmıyor. Filmin mesajı olan “herkes hayallerinin peşinde gitmeli” mesajı ise, “fakat yönetmen hayallerinin peşinde gitmese olurmuş” hissi ile boşa çıkıyor.
Misconduct
Sağlam kadroyu görüp de, “bu film iyidir” dediğimiz ama izleyince olmadığını anladığımız bir film daha maalesef! “Gone Girl” ne kadar iyi ise, “Misconduct” da o kadar kötü! Senaryo sıradan, kocaman oyuncular filmin içinde kaybolup gidiyor, sonuçta bir tatmin duygusu vermediği gibi, boşa geçmiş vaktinize yanıyorsunuz. Anthony Hopkins ve Al Pacino emeklilik günleri için kenara para koyuyor hissini fazlasıyla verirken, Josh Duhamel şaşkın ve titrek bir oyunculuk ile ortalıkta salınıyor. Bu iyi oyuncuların hem yeteneklerine hem de şöhretlerine yazık oluyor. İzle unut veya hiç izlemesen de olur filmler arka arkaya vizyona çıkarken, Misconduct vizyona bile çıkmasa olabilecekler arasında yerini alıyor.
The Cobbler
Elbette Adam Sandler‘ın kötü filmlerine alışığız fakat aklımızın almadığı Tom McCarthy gibi bir yönetmenin hem “Spotlight” ı hem de “The Cobbler”ı nasıl çekebildiği! “The Cobbler” bir amatörün elinden çıkmışcasına amaçsız, sallanan, anlamsız bir film. Ayrıca Dustin Hoffman ve Steve Buscemi bu filmde ne arıyor acaba? “Madem Anthony, Al ve Robert böyle filmlerde oynuyor herhalde moda” demedi ise, bize bunu niye yaptılar acaba? Yine de haklarını yemeyelim, göründükleri sahneler filmin tek izlenesi bölümleri. The Cobbler komedi ile büyüyü birleştirmeye çalışırken arada derede kalan, Sandler’ın her an nemlenen gözleri ile duygusal bir drama çalan, yönetmenin kredibilitisi açısından ise kötü bir referans olan arada derede bir çalışma.Yılın en kötü filmlerinden olduğu kesin.
