13.07.2021
Pandemiyi Unutturacak 25 Eğlenceli Tatil Filmi
Roman Holiday
Genç mi genç bir Audrey Hepburn, yakışıklı mı yakışıklı Gregory Peck ve siyah beyaz Roma görüntüleri… Uzun zamandır siyah beyaz Amerikan romantik komedi filmi izlememiştim. Roman Holiday, Türkçe çevirisiyle Roma Tatili, 1953 yılı yapımı ve Audrey Hepburn’ün ilk filmlerinden… Ünlü oyuncu güzelliği ve zerafetiyle Prenses Ann rolüne pek yakışmış. Bu filmdeki oyunculuğu 1954 yılında Oscar jürisinin de gözünden kaçmamış ve daha adı duyulmamış genç oyuncu Audrey Hepburn’e en iyi kadın oyuncu ödülü gelmiş. Prenses ama hangi ülkenin prensesi olduğu belli değil. Bazı kaynaklar İngiltere prensesi olabileceğini yazıyor. Çok ilgilenirseniz sizin hayal gücünüze kalmış ama nerenin prensesi olduğu o kadar da önemli değil. Görevleri olan, ajandası hep dolu, disiplinli bir hayatın içinde bunalmış bir prenses var karşımızda. Onun karşısında ise efsane Gregory Peck. Bu kez gazeteci Mr.Bradley rolünde. Bir prenses, dolu ajandasıyla iş gezisine çıkarsa gazeteciler de tabii ki onu takip ederler fakat bu kez gazeteci ve prensesin yolu bir gece sokakta prenses bir bankta uyurken kesişiyor. İşin ucunda gazeteci için haber karşılığında oldukça yüklü bir para, prenses içinse hayatında belki de bir daha eline geçiremeyeceği maceraya açık bir günlük Roma şehir turu var. Siz olsanız hangisini seçerdiniz? Maceranın izinde gazetecinin peşine takılmayı mı yoksa sıkıcı kraliyet hayatına devam etmeyi mi? Ya gazeteci Mr. Bradley, belki de meslek hayatında bir daha yakalayamayacağı bir fırsatı mı tepecek yoksa zaaflarına mı esir olacak? Ayrıca 50’li yılların siyah beyaz Roma görüntülerini izlemek de oldukça keyifli.
Berna KULELİ
Sideways
En büyük hayali yazar olmak olan Miles, evlilik aşamasında olan arkadaşı Jack ile bir seyahate çıkar. Kendini gerçekleştirememiş bir karakter olan Miles, bir nevi orta yaş sendromundadır. İzlerken fazlasıyla keyiflendiren, şarap tadındaki filmin evlilik ve gelecek gibi kavramları tekrardan düşünmemize neden olabilir. Başrollerdeki Thomas Haden Church ve Paul Giamatti’nin performansları gerçekten takdir edilesi, özellikle Paul Giamatti karakterinin dramatik yapısını oldukça güzel bir biçimde izleyicisine yansıtarak izleyicisine güzel bir tatil filmi deneyimi yaşatmakta. Sizleri hem fazlasıyla düşündürecek hem de eğlenceli bir yolculuğa çıkaracak bu filmi izlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum!
Batuhan İZMİRLİ
Sightseers
Uçuk kaçık bir İngiliz kara komedisi olan Sightseers, türün ustalarından Edgar Wright’ın yapımcılarından olduğu, yönetmen koltuğunda ise Ben Wheatley’in oturduğu bir film olarak öne çıkıyor. Senaryo ise yine başrolleri paylaşan İngiliz oyuncular Alice Love ile Steve Oram’a ait. Karavanla turistik bir geziye çıkan garip ve depresif çift, tatilleri boyunca önlerine çıkan sorunları kendi yöntemleri ile aşıyorlar. Klasik komedilerde olduğu gibi sakarlıklar, sulu şakalar değil bu yöntemler, daha sayko ve daha korkutucu. Ufak tartışmalar içine girdikleri insanları soğukkanlılıkla öldüren ikili, ahlakî açıdan kendilerini aklayıcı konumda duruyorlar. Fakat cinayetler arttıkça işler de çığırından çıkıyor, erkek daha planlı cinayet işlerken, kadın önüne çıkanı öldürmeye başlıyor. İlişkileri, geçmişlerindeki derin sorunlar yüzeye çıktıkça ve cinayetler kaosa dönüşünce, inişli çıkışlı bir hal alıyor. Kendilerini düştükleri bu bataktan yine birbirlerine sarılarak, belki de beraber ölmeyi dileyerek çıkarmaya çalışıyorlar. Oyuncular soğukkanlı seri katillere dönüşen psikopat karakterlerin hakkını fazlasıyla veriyorlar. İngiliz kara mizahını sevenler listelerine not etsinler, hafiften The End Of Fucking World havası da sezilmiyor değil.
Burak ALICI
