24.03.2017

İstanbul Film Festivali’nde Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler

I Am Not Your Negro

Belgeselin ben de yarattığı ilk heyecan, Amerikalı yazar James Baldwin’in yarım kalan eseri Remember This House’tan esinlenerek çekilmiş olması. Afro-Amerikalı insanların uğradığı ırkçılığı ve bununla ilgili mücadeleleri konu edinen eserleriyle bilinen yazarın, yarım kalan bu eseri yönetmen Raoul Peck’in nasıl tamamladığı heyecan uyandırıcı. Günümüz 2017’sinde ırkçılığın günlük hayatta sıklıkla vücut bulması, Trump’ın seçilmesi ve iki yıldır yaşadığım Amerika’da gördüklerim, bu belgesel filmi ilk önce izleme isteği uyandırdı. Baldwin’in metnini Samuel L. Jackson’ın nasıl seslendirdiği ise filme dair bir başka merak duygum…

Öner Gündoğdu

Atış Serbest / Free Fire

Ben Wheatley festival takipçilerinin yakından tanıdığı bir isim. Birkaç yıldır filmlerini art arda çeşitli festivallerde izledik hatta en son High-Rise filmini geçtiğimiz yıl yine İstanbul Film Festivali’nde izlemiştik. Ne yazık ki ülkemizde vizyon şansı bulamayan bu zeki, hınzır, muzip filmlerin yaratıcısı Ben Wheatley‘i en azından festival kapsamında da olsa izleyebilmek büyük bir şans. O yüzden ne yapın edin, bu filmi kaçırmayın. Sharlto Copley, Armie Hammer, Cillian Murphy gibi dünyanın tanıdığı oyuncularla 1978 yılının Boston’ına gideceğimiz Atış Serbest, türler karışımı yapmayı seven yönetmenin polisiye aksiyona yelken açtığı film olarak nitelendiriliyor. Tek mekân, gerçek zamanlı Atış Serbest’i izlemeniz için gördüğünüz gibi pek çok sebep var.

Seçil Toprak