24.03.2017

İstanbul Film Festivali’nde Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler

Sakatat / Still Life

Maud Alpi’nin bu ilk uzun metrajının neden mutlaka izlenmesi gereken bir film olduğunu düşünmemin sebebi elbette hayvanların dünyasına kamerasını çevirmesidir. İnsanlığın varoluşundan bu yana onların zulmüne, katliamına hatta ve hatta soykırımına maruz kalan hayvan türünün yaşadıklarına kulak veren az sayıdaki külliyatın yanına yerleşecek olduğunu düşündüğüm filmin, izlenmek için başka bir neden ihtiyacı var mıdır? Bir mezbahayı (işkence hane, soykırım mekânı) kendine mekân edinen Gorge Coeur Ventre, mezbahada insanlığın bencilce zevkleri uğruna katledilen koyun, inek vs gibi hayvanların zulmünü görüp de kahrolan bir köpeği odağına almakta. Zulmedenler, zulmedilenler ve zulme karşı çaresiz kalanlar… Özellikle benim gibi vegan ve vejetaryen olanların liste başı olacak olan bu filmi, aslında en çok hayvan severim diyip de et yiyenlerin ya da hayvanlar ile ilişkisi sadece et yemekle sınırlı olanların izlemesi gerek. Zira bana kalırsa tüm benliğimizi darmaduman edecek bu filmin değme dram filmine taş çıkarak denli sarsıcı olacağı kesin. Ne olur izleyin ve sorgulayın.

Tuba Büdüş

Şafak Sökmeden / Stefan Zweig: Farewell to Europe

Alman yönetmen ve oyuncu Maria Schrader yeni filminde ünlü yazar Stefan Zweig’ın sürgün yıllarını konu ediyor. Yazarın II.Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde ve savaşın başlarındaki atmosferde geçirdiği son yıllarına odaklanıyor film. Çok sevdiğimiz Avusturyalı yazarın portresini sinemaseverlere sunmasının yanında, vatansızlığı ve savaşın ortasında sürgün bir yazar olarak ne kadar izole olunabileceğini de sorguluyor fragmana bakılırsa. Film Zweig’ın edebi yönünden çok sürgünde inzivaya çekilen yazar kimliğini ve savaş atmosferini öne çıkarıyormuş gibi görünüyor. Her halükarda, en sevdiğimiz yazarlardan birinin yaşamına biraz olsun tanıklık etme işlevini layıkıyla yerine getirdiği sürece sorun yok. “Yaşanan gerçeklerin yanında benim yazdıklarımın ne anlamı var” diyen yazar 1942 yılında savaşın getirdiklerine daha fazla dayanamayarak eşiyle birlikte intihar etmişti.

Tuğba Nur Yıldırım