31.08.2017

Oidipus Kompleksini Konu Alan 15 İyi Film

The Reader (2008)

Almanya, Neustadt’ta on beş yaşındaki Michael (David Kross, yetişkinliği Ralph Fiennes tarafından canlandırılıyor), bir ara sokakta yakalandığı hastalık dolayısıyla kusuyorken otuz altı yaşındaki Hanna Schmitz ile tanışır. Hanna, anne şefkatiyle onu kendi evinde ağırlar, evine dönmesine yardım eder ve güvende olduğundan emin olur.

Aralarında bir bağ oluşur ve üç ay sonra Michael teşekkür etmek adına elinde çiçekle Hanna’yı ziyaret eder. Hanna anaç bir tavırla pasaklı Michael’ı yıkanması için zorlar. Bu Michael’ı utandırır, şaşırtır ama aynı zamanda tahrik eder. Hanna banyoda ona katılarak onu baştan çıkarır ve birbirlerinin isimlerini dahi bilmiyor olmalarına rağmen ilişkileri başlar.

İlişkileri sadece seks ve Michael’ın Hanna’ya yüksek sesle kitap okuması üstüne kuruludur. Kısa süre sonra Michael bu yükü ona taşıttığı için ve kişisel hayatıyla ilgilenmediği için Hanna’dan nefret etmeye başlar. Boş zamanlarında ne yaptığını ailesinden ve arkadaşlarından gizliyordur. Hanna bu duruma elveda bile demeden giderek karşılık verir.

Film 1966’ya, Frankfurt Auschwitz davalarına atlar. Davaları inceleyen hukuk öğrencisi Michael, Hanna’nın sesini duymasıyla 1944’te üç yüz Yahudi’nin bir kilisede yanmasına izin veren SS muhafızlarından olduğunu öğrenir.

Yaşadığı mağduriyet duygusu, Michael’i kendi yaşında kadınlardan duygusal olarak mesafeli tutmuştur. Hanna’nın başkalarına yaşatmış olduğu acı, Michael’ı yıkmış fakat aynı zamanda tanıdığını sandığı kadına tuhaf bir sempati duymasına sebep olmuştur.

 

The Mother (2003)

Roger Mitchell’in yönettiği film kocası öldükten sonra kendi çocukları dahil herkesin hareketli yaşantısında arka plana düşen May’in (Anna Reid) hayatını konu alıyor.

May, sıradan ve unutulacak yaşlı bir kadın olmaktan korkmaya başlar, ta ki kendisinin yarısı yaşında, oğlunun evinin renovasyonunu yapan ve kızının sevgilisi olan evli  Darren (Daniel Craig) ile tanışıncaya kadar…

May ve Darren’ın kolayca iletişim kurabilmeleri, aynı şeylere gülmeleri ve birlikte rahat ediyor olmaları derin ve tutkulu bir ilişkiyi alevlendirir. May’in bilmeden kızının sevgilisiyle yaşadığı bu ilişki her ne kadar ailesini parçalayabilecek olsa da ona yaşamak için yeni bir sebep verir. Bu ilişki May’i gençleştirirken kızı Paula’yı yaşlandırmaya başlar.

Derinlemesine incelenen, karmaşık ve anlaması zor karakterleriyle Mitchell’in İngiliz komedisi “Notting Hill”i yönettiğine inanmak zor. Anne Reid bu performansıyla BAFTA ödülü kazandı.

 

Spider (2002)

Patrick McGarth’ın aynı isimli romanından uyarlanmış David Cronenberg yönetmenliğindeki psikolojik gerilim Spider, akıl hastanesinden çıktıktan sonra bir rehabilitasyon merkezinde kalan Dennis Cleg’in (Ralph Fiennes) hafızasındaki eksik imgeleri ve onları hayal gücüyle tamamlama çabasını ele alıyor.

Hatırladığı anıları bir yabancı gibi gören Dennis, ipek geceliğiyle annesini (Miranda Richardson), babasıyla beraber patates soyuşunu, agresif ve alkolik babasının (Gabrial Bryne) ona bağırışını ve sürekli pub’lara gidişini hatırlar.

Bu anılar onu annesinin babası tarafından, pasif bir fahişenin de desteğiyle öldürülüşüne taşır. Aynı aktris tarafından canlandırılan fahişe evlerine taşınıp anne rolünü üstlenmeye başlar fakat Dennis’in nevrozları bu durumu kabul etmesine ve Oedipus kompleksini atlatarak kendi kişiliğini oturtmasına izin vermez.

Freud’a göre Oedipus kompleksinin aşılması üç aşamada olur: anneye sahip olma isteğinin gerçekleşmemesi, hayal kırıklığına uğramak ve olgunlaşmak. Dennis bu aşamaları yaşama şansına erişemediği için kompleksi asla bastıramaz. Annesini kendiyle taşımaya, baktığı herkesi o olarak görmeye başlar.

12345