09.08.2017

Yönetmen Koltuğu: Abdellatif Kechiche

1) La vie d’Adèle (Mavi En Sıcak Renktir) – 2013

Kechiche’in izleme şansına erdiğimiz şimdilik son filmi olan La vie d’Adèle, onun aynı zamanda tartışmaları da beraberinde getiren yapımı oldu. Fransız çizgi roman yazarı Juile Maroh’un  ‘’Le bleu est une couleur chaude’’ isimli çizgi romanından uyarlanan film, uzun sevişme sahneleri, bir erkek yönetmenin lezbiyen bir ilişkiyi perdeye taşıma ehliyetinin olup olmadığı gibi fikir ayrılıklarını oyuncularla yönetmen arasında yaşanılan ve uzadıkça uzayan tartışmaları da beraberinde getirdi. Filmi izleyen bazı kesim Kechiche’in kadın vücuduna teşhirci yaklaştığından, bazı kesimler de lezbiyen ilişkiyi pornografik bir düzleme taşıyarak bu durumu fırsata çevirmeye çalıştığından dem vurdular. Peki, tüm bu yakıştırmalar ne kadar doğruydu? Elbette bunun cevabını veremeyiz ama tüm bu yaftalamaların benim filmi okumamda kendine yer bulamadığını söyleyebilirim.

Adèle isimli genç bir kadının hem Emma ile olan aşk hikâyesine hem de onun sancılı büyümesine şahit olduğumuz La vie d’Adèle, pek dillendirilmese de Fransız entelektüel hayatına ve bu hayatı şekillendiren bireylere eleştirel bir noktadan bakan bir yapım aynı zamanda. Bizim peşinden takip ettiğimiz karakter Adèle, ne kadar yaşadıklarında, hislerinde, duygu patlamalarında gerçekse Emma bir o kadar plastik davranışlarıyla fazlasıyla sahtedir. Adèle, her zaman ne istediğini bilen, kendini tanımaya çalışan, denemekten, değişmekten korkmayan, ıslah olmaz bir keşifçiyse Emma bir o kadar kalıplara hapsolmuş, kendisinin değil de içinde bulunduğu zümrenin ne istediğine ayak uyduran, değişmeyi değil değiştirmeyi benimseyen bir zavallı olarak çizilir Kechiche tarafından. Hal böyle olunca hatalarına rağmen hep Adèle tarafında oluyoruz elbette.

Cinsel Bir Devrim

Adèle, öyle bilinmezlere gebe bir hayatı temsil ediyor ki filmin finalinde bile şimdi nasıl bir hayat onu bekliyor diye merak etmekten, üzerine hayaller kurmaktan, tahminlerde bulunmaktan kendimizi alamıyoruz. Emma’nınki ise tam da baştan beri olduğu gibi hapsolduğu sınırlar içerisinde devam etmektedir oysa. Empati kurduğumuz karakterin her bir anının tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiği, lezbiyen bir ilişkinin değil ruh ve beden uyumunun sesine kulak veren, aşkı cinsiyetlere, sınıflara mahkûm etmeyen bir sinema var karşımızda. Mavi renginin her bir anına sirayet ettiği, Kechiche’in her türlü devrimin, cinsel devrimden geçtiğini yüksek sesle söylediği, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazandığı filmdir.

Filmi ters açıdan ele alan eleştiriye buradan ulaşabilirsiniz.

Filmdeki unutulmaz sahnelerden birine yakından bakan O AN yazısına buradan ulaşabilirsiniz.