09.08.2017

Yönetmen Koltuğu: Abdellatif Kechiche

2) La graine et le mulet (Balıklı Bulgur) – 2007

Kechiche sinemasının bir diğer başyapıtı olan La graine et le mulet, bu kez artık hiçbir işe yaramadığı düşünülen bir zamanda küllerinden yeniden doğmaya çalışan bir aile babasının çırpınışlarına odaklanır. Lakin büyük usta sadece bu süreçte bizleri kahramanımız Slimane ile değil filmdeki birçok karakterle haşır neşir yapacaktır. Zira ne de olsa Kechiche, çok karakterli, fazla tanınmayan, amatör oyuncularla çalışmayı tercih eden ve onlarla bizleri adeta birlikte bir hayat yaşıyormuşçasına içli dışlı yapan bir sinema yaratıcısıdır. Filmde, Slimane’nin bitmiş olan evliliğindeki eski karısı, çocukları, sevgilisi, onun kızı, kaldığı otelin sakinleri ve çocuklarının ailesi olmak üzere kalabalık bir karakter bombardımanı karşılar bizleri. Kechiche, her birini incelikle dokumaktan asla kaçınmayarak, her birini seyirciyi tatmin edecek düzeyde işlemeyi ihmal etmez. Bir de elbette resmi işlerden dolayı muhatap olacağımız üst orta sınıf Fransız tabakası…

Çalıştığı iş yerinde çalışma saatleri azaltılınca zaten süregelen monotom hayatına yeni bir kapı aralamak isteyen Slimane, harabe bir tekneyi lokantaya dönüştürerek, kültürünün en müstesna örneği olan, belki de onun doğduğu topraklardan kopmasını önleyen balıklı bulguru müşterilerine sunmak ister. Fakat bunu yapmak öyle de kolay değildir. Bu uğurda oldukça sıkıntılı evraklar, çetrefilli bir süreç ve fedakârlıklar gerekir. Bu uğurda ona en çok arka çıkacak kişi ise sevgilisinin kızı Rym olur. Rym ile Slimane’nin bu sürecinde diğer karakterlerin hayatına ortak olmaktan da asla geri kalmayacak olmamız, filmin çok katmanlı yapısının en büyük ispatıdır.

Başrolde Balıklı Bulgur

Kechiche, La vie d’Adèle’de nasıl soslu makarna ile bizi defalarca senli benli yaptıysa bu kez de balıklı bulguru perdeye adeta bir başkarakter olarak taşır. Bu uzun ve bol diyaloglu sahneleri, karakterlerine yaptığı yakın çekim planları ve Fransa’da yaşayan farklı kültürlere olan gerçekçi ve samimi yaklaşımını konuşturduğu filmini Kechiche, özellikle finalde şahlandırır. Yolunda giden her şeyin yine dolaylı da olsa bir Fransız nedeniyle sekteye uğramasını telafi etmek adına Rym ve Slimane’nin ayrı ayrı çırpınışlarının paralel kurgu ile perdeye yansıdığı dakikalar tek kelimeyle muhteşemdir. Yönetenimiz yine dikte ettirilenin tam tersi bir kadın vücudu (gayet etine dolgun, göbekli) üzerinden ve kültürünü de içine katarak gerçekleştirir bu sahnesini. Lakin en önemlisi bu şov karşısında kendinden geçen, tüm maskelerini farkına varmadan çıkaran üst orta sınıf Fransız tabakasının içler acısı durumu olur.

Ayrıca bu oryantal dans sahnesinin yönetmen tarafından bir yıl sonra Sueur (Ter) adıyla orta metraj filme dönüştürüldüğünü de belirtmek isterim.