10.11.2017

Yönetmen Koltuğu: Costa-Gavras

État de Siège / Sıkıyönetim – 1972

Amerikalı ekonomist John Perkins “Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” adlı kitabı 2004 yılında yazar ve orada şunları söyler:

“Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç para verip otobanlar, yollar yaptırırız. Sonra onlara arabalarımızı satarız. Daha sonra bankalarını satın alırız. Sonra o bankalardan halka ucuz krediler verip daha çok araba almalarını sağlarız, böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle. O ülkeye dünya bankası ya da kardeş kurumlardan bir kredi ayarlarız. ayarlanan kredi asla o ülkenin hazinesine gitmez. O ülkede “proje” yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer. Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev havayolları yapılır. Aslında insanların işine yaramayan bir yığın beton yığınları oluşur ve bizim şirketlerimiz kazanır. O ülkedeki birileri de kazanır ancak toplum bu düzenekten hiçbir şey kazanmaz ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur. Bu o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkânsızdır. Sonunda ekonomik danışmanlar/tetikçiler olarak gider onlara deriz ki:
‘Bize büyük borcunuz var. ödeyemiyorsunuz. o zaman petrolünüzü satın, doğal gazı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin! Askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, birleşmiş milletlerde bizim için oy verin! Elektrik, su, kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! onları amerikan şirketlerine ya da diğer çok uluslu şirketlere satın!‘”*

Söz konusu “üstün” ülke elbette ABD’dir. Yardım edilen de “üçüncü dünya ülkesi” olarak yaftalanan herhangi bir ülke… Costa-Gavras’ın 1972 yapımı État de Siège filmi tam da bunu işler, irdeler.

Filmin, 1960-67 yılları arasında Uruguay’da hükümet karşıtı muhaliflerin işkence edilip mahkemeye bile çıkarılmadan hapse atılıp öldürüldükleri dönemde geçer. Uluslararası bir örgüt için çalışan bir adam -Yves Montand- kaçırılır. Halk, onun daima insanlığın yararına çalışan bir iyiliksever olduğuna inanmıştır. Oysa film boyunca yürütülen araştırmada, bu İtalyan asıllı Amerikalının sanılan kişi olmadığı, tersine ülkede meydana gelen birçok siyasal olaydan sorumlu olduğu anlaşılır.

Kısaca öyküsünü özetlediğimiz film, John Perkins’in “Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” ile anlattığı mevzuları aslında yıllar öncesinden gözler önüne serer. Sıkı bir ABD eleştirisi ve karşıtlığı filmin her zerresine sinmiştir. Filmin umutsuzluğu veya gerçekçiliği ise finalindeki döngüden ileri gelir. Mutlaka izlemeniz gereken Costa-Gavras şaheserlerinden biri, politik sinemanın en vurucu örneklerinden biridir État de Siège.

*Alıntılar kitabın muhtelif yerlerinden yapılmıştır.

12345