01.04.2017

Yönetmen Koltuğu: Yılmaz Güney

Umut

2) Umut – 1970

Güney’in yine toplumsal gerçekçi filmler yapmasının miladı olan Umut, oldukça çarpıcı bir şekilde anlatır derdini. Yoksul bir ailenin çalışan tek bireyi olan at arabacısı Cabbar, geçinmelerinin tek aracı olan atlarını bir kazada kaybeder. Hiçbir birikimi, desteği olmayan bu ailenin tüm derdi Cabbar’ın üzerine kalır. At, Cabbar için bakmakla yükümlü olduğu ailesinin tek umut kaynağıdır. Atın ölmesi ailenin mahvolması demektir bir nevi.  Geçim derdi uğruna define aramak kadar farazi işlerin peşinden koşacak olan Cabbar, sürekli uçurumun kenarına sürüklenir.  Bu sürükleniş onun da yavaş yavaş yok oluşunu tetikler elbette.  Atın kaybı her olumsuzluğu çorap söküğü gibi getirir. At filmin en güçlü imgesidir. Tıpkı İtalyan yapımı Bisiklet Hırsızları’ndaki Antonio için bisiklet, İran yapımı İnek’teki Hasan için inek ne ise Umut’taki at da odur. Bu üç filmde de ailelerinin geçimini sağlamak için ellerinde olan tek varlığı kaybeden adamların çaresizliği çok çarpıcı yansır perdeye.

Güney’in Gören ile birlikte çektiği, övgülerle karşılanan bu çarpıcı hikâyesi, Yeşilçam’ın bireysel hikâyelerinden sonra adeta bomba etkisi yaratır. Bir adamanın ve buna bağlı olarak yoksul sınıfın yaşadığı dramı en gerçekçi haliyle perdeye yansıtan Umut, tanışmakta geç kalınmaması gereken bir eser.