12.01.2021

Heyecanla Beklediğimiz 2021 Filmleri

Hasan Nadir DERİN

No Time to Die

Pera Sinema’dan 2021’in merakla beklenen filmlerinden biri hakkında ufak bir yazı isteği geldiğinde, aklıma ilk önce başka filmler geldiğini itiraf etmeliyim. Muhtemelen o filmleri, dosyaya katkıda bulunan diğer arkadaşlarımızın kalemlerinden okuyorsunuz. Biraz üzerinde düşününce, yeni James Bond filmi, No Time to Die’ı seçmenin daha uygun olacağına karar verdim. Bond serisinin 25. filmi olan No Time to Die, karakteri modernleştiren kimliği ile Daniel Craig’i son kez Bond olarak göreceğimiz film olacak. Spectre’de Bond kızı olarak izlediğimiz Léa Seydoux geri dönecek. Yönetmen koltuğunda Cary Fukunaga var ki o da özellikle True Detective dizisi ile büyük övgüler almıştı. Bu derece büyük bir projenin altına ilk defa giriyor. Yazar kadrosunda Phoebe Waller-Bridge’in olması da ayrı bir heyecan konusu.

Peki, ben bu filmi bu heyecan verici kadro nedeniyle mi seçtim, yoksa Bond filmlerini çok sevdiğim için mi? Hayır. Çünkü bu film, pandemi nedeniyle vizyon tarihi ertelenen ilk büyük filmdi. Nisan 2020 olan vizyon tarihi, önce Kasım 2020’ye, sonra da Nisan 2021’e ertelendi. Bu tarihte gösterime girebilirse, pandemi nedeniyle ilk ertelenen filmin vizyona girmesinin sembolik bir anlamı da olacak ve belki de (umarım) hayatımızın normalleştiğinin ilk sinyallerinden biri olacak. Peki sinemalarda vizyona giremez, doğrudan online platformlarda açılırsa? O ihtimali düşünmek istemiyorum, bu filmi sinemada izlemek istiyorum…

Kaan KAVUŞAN

Dune

Herbert’ın Dune’u (hatta evrenin geri kalanı da), kafamızda net kurabileceğimiz ancak uygulamada kurulması incelik isteyen çok yönlü bir âlem. Ve Dune’u, yüzyıl başındaki Ortadoğu’ya yönelik Anglosakson koloniciliğinin yansıması olarak okumak mümkün. Bundan sebep böyle bir projenin başına felsefe, tarih ve güncel siyasetle bağları kurabilecek, artı, hem sanatkâr hem de zanaatkâr bir yönetmen gerekiyordu. Bu iş için Villenueve’den daha iyi bir tercih düşünmek güç. Ben her ne kadar Timothée Chalamet’yi (belki de bazı kişisel önyargılarımla) Paul Atriedes olarak kafamda oturtamasam da seriye hâkim olduğunu düşünen biri olarak, geri kalan kastın çok iyi seçilmiş olduğunu düşünüyorum. Bu da bir nebze daha heyecan verici yapıyor her şeyi. Kitapların da hayranı olarak bu sene izlemezsem ölürüm diyeceğim tek film herhalde.