13.05.2016

Bizi Ne Korkutur?

Seçil Toprak

Korku filmleri benim kabusum olacak kadar korktuğum bir tür. Yani tür gerekli hakimiyeti üzerimde sağlıyor. Ancak bazı detaylar var ki hangi filmde karşıma çıkarsa çıksın beni yerimden zıplatır. Mesela duştayken sıcak suyun etkisiyle buğulanmış aynayı duştan çıkan kahramanın eliyle silmesi… Tam o anda ortaya biri çıkacak gibi gelir bana. Kahraman dönüp bakacak bir şey yok, tekrar aynaya dönecek o şey (!) orada! Veya kahramanın baktığı bir yerde başka birinin yüzünü görmesi… Bu da genelde dediğim gibi aynalarda veya su yüzeyinde meydana gelen bir detay. Tabii ki benim elim yüzümde, gözlerimle parmak arasından bakarım sahneye, öylesi bir ürperti olur üzerimde. Bu korku bana sanırım What Lies Beneath filminden yadigâr. Hatta filmin banyo sahnesi zaten başlı başına korku sebebi benim için.

Denizin altı da filmlerde beni korkutan detaylardandır. Karanlık, yosunlu bir deniz… Denizin içinde kimliği belirsiz yüzen bir şey ve aniden o şeye yaklaşan kamera, müzik ve benim yine eller yüzümde. Hele bir de o yüzen şey insansa, ölüyse, kameraya döndüğü anda gözlerini açıyorsa, ben bittim. Beni korkutan bir detay daha var belki ayna unsuruyla ilişkisi kurulabilir bu detayın. Camın arkasında duran kahraman yüzünü iyice cama yaklaştırır, bir ses duymuştur belki bir şey görmüştür de dışarıya iyice odaklanmak istemektedir. İşte tam o anda cama bir şey vurur; bu detay arabada da gerçekleşebilir. Muhtemelen gecedir, araba ıssız bir yolda ilerlemektedir ve… En son Baskın filminde böyle bir sahne vardı ve tabii ki ben yine parmaklarımın arasından bakıyordum sahneye.

Ve yine örneğim What Lies Beneath’den, korkumdan izleyemiyorum bile: