29.12.2016

En Sevdiğim Müzikal

Gökşen AYDEMİR

Hair

1979, Miloš Forman

Müzikaller, 1930’lu yıllardan itibaren Hollywood’un zor zamanlarında kurtarıcı işlev görüyor. Büyük yıkımlar, savaşlar ve krizlerden sonra hem seyirciyi o atmosferden uzaklaştırmak hem de sektöre çarpan etkisiyle yeniden ivme kazandırmak için kullanıyordu. Bu nedenle temalarda genellikle birbirine benzer şekilde belirleniyordu. Sanki savaş, açlık, yoksulluk ve bir dünya yoksunluk yokmuş gibi… Müzikaller tarihi aşk, kavuşamama filmleriyle dolu. Bu nedenle “Hair” filmi benim için ilk seyrettiğim günlerden beri çok önemli bir “zor zamanlar” filmi. Efkarlandığım bazı gecelerde tekrar tekrar yeniden seyrettiğim bana göre ilk gençliğimin ve hayatımın umut filmlerinden. Savaşa ve militarizme karşı olan; barış dolu bir dünya hayal eden “çiçek çocuklar”ın hayallerinde yaşattıkları ülkelerinde geçen film barış özlemi duyan ve daha iyi bir dünya hayal eden herkes için biçilmiş kaftan gibidir. Ünlü yönetmen Miloš Forman’ın olgunluk dönemi filmlerinden olan “Hair” Beyaz Saray önünde Vietnam savaşını protesto eden binlerce insanın görüntüleriyle birlikte söylenen Let the Sun Shine şarkısı ile klasiklemiştir. Tabuları yıkan, savaşa karşı çıkan, Amerika’nın yayılmacı politikası eleştiren film için sadece eğlence aracı demek yanlış olacaktır. Derdini küçük cümleler kurarak, güzel melodilere dayanarak anlatan “Hair”, hiç eskimemiş ve eskimeyecek zalimler tarihine karşı, “bırak güneş içeri girsin” demektedir.