29.12.2016

En Sevdiğim Müzikal

Haktan Kaan İÇEL

Tenacious D. In the Pick of Destiny

2006 yılının sinema listelerine baktığınızda kısa adıyla Tenacious D. filmini göremezsiniz. Hatta müzikal filmler akla getirildiğinde de liste yapın denilse listeye ekleyecek çok az kişi sayısı vardır. Belki de müzikal bir sinema deneyiminden neler beklediğinizle alakalı bir durumdur bu. Ben müzikal filmlerde, ruh ararım. Müziklerin beni mutlu edip etmediğine, ya da rahatsız olup olmadığımı gözlemlerim. Şu ana kadar beni en mutlu eden ve sevdiğim müzik türünü kapsayan bir film olarak Tenacious D. In the Pick of Destiny bu açıdan favorilerinden biri haline gelmiştir.

80’li yılların uçuk kaçık eğlence anlayışını doğrudan yansıtan ve içimizdeki çocukluğumuzu ortaya çıkaran bir filmle karşı karşıyayız. Gerçek hayatta da bir müzik grubu olan Tenacious D.’nin fantezi dünyasından yola çıkılarak sinema dünyasına armağan edilen bir suçlu zevk olduğu apaçık ortadadır. Şeytan ile anlaşma sonucunda yapılan karşılıklı atışma sahnesi filmin zirvesi olarak kabul edilebilir. Bir türlü başarılı olamayan iki grup üyesinin bir nevi kaybeden öyküsüne yoğunlaşan yapım, sulu esprili mizahıyla her sinemaseverin tahammül edeceği tipte bir müzikal değildir.

Jack Black ve Kyle Glass’ın başrollerini paylaştığı bu matrak müzikal, daha çok heavy metal müziğine ilgi duyanların bayılacağı bir iş olduğundan ana akıma hitap edememiştir. Bir müzik efsanesi olan Ronnie James Dio’nun da filmde tanrı olarak gösterilmesi, var olmayan bir dünyanın sularında dans ettiğimizi bize hatırlatır. Klasik müzikallerin size göre olmadığını düşünüyorsanız, benim gibi böyle aykırı bir örneği seçmeniz olasıdır.

Not: Bu film dışında müzikal filmler ilk üçümde The Rocky Horror Picture Show ve La La Land’ı da ekleyebiliriz.