12.07.2017

Yönetmen Koltuğu: David Fincher

1)Fight Club (Dövüş Kulübü) – 1999

Chuck Palahniuk’ın aynı adlı eserinden David Fincher’ın perdeye uyarladığı Fight Club, ödüller tarafından görülmek istenmeyen fakat seyirci nezdinde fazlasıyla mükâfatlandırılmış bir filmdir. DVD’si basıldıktan sonra, oldukça popüler olan film, kısa sürede kült mertebesine erişmiştir. Brad Pitt, Edward Norton ve Helena Bonham Carter’ın abartısız en iyi performanslarından birini ortaya koydukları, her bir sahnesi tek başına üzerine tez yazılacak denli derinlikli olan filmin yaptığı hınzırlıklar saymakla bitmez. Her sahnesinde subliminal mesaj veren Fight Club, tüketim toplumuna, kapitalizme karşı duruşuyla, özellikle bir kesimin fazlasıyla gönlünü kazanmıştır.

 

Doksanlara Damga Vuran Bir Başyapıt

Film, başından sonuna kadar her anında kapitalizmin insanları nasıl kandırdığını, reklamlar vs gibi bilinçaltı uygulamalarıyla nasıl bizleri teslim aldığını gözler önüne serer. Tüm bu teslimiyet yetmezmiş gibi hipnotize edilen insan ırkının nasıl köleleştirildiğini enfes bir şekilde, mükemmel bir hikâye ile bizlere aktarır. İki saati aşkın bir süre boyunca bunları dillendiren Fight Club, tam da şanına yaraşır bir final ile anlattığı tüm yanlışlıkları, karşı olduğu her şeyi tahmin edemeyeceğimiz hatta hayal edemeyeceğimiz bir şekilde cezalandırır. Fincher’ın şizofren bir karakter üzerinden yarattığı bu film, doksanlara damgasını vuran bir başyapıttır kesinlikle.