12.07.2017

Yönetmen Koltuğu: David Fincher

3)Zodiac (2007)

Fincher, bir kez daha bir uyarlamaya girişiyor Zodiac ile. Lakin bu kez gerçekten yaşanmış olayların aktarıldığı bir kitap karşımızdaki. Fincher, genelde roman uyarlamaları yaparak, bizi gerçekte belki de olmayacak evrenlere götürmüştü. Fakat Robert Graysmith tarafından kaleme alınan Zodiac, uzun yıllara ayılan ve asla tam olarak çözülemeyen, tabiri caizse yılan hikâyesine dönen, gerçeklerin kendine yer bulduğu bir kitap. İşte Fincher, kariyerinde ilk kez seyircinin kendinden geçeceği, kurgu oyunları olan, sürprizli ve yüzde yüz şok etme garantili finale sahip bir hikâyedense seyircinin içine girmekte, takip etmekte hayli zorlanacağı, finalde ise asla bir tatmin yaşatmayan gerçek bir süreci tercih ederek, herkesi şaşkına çevirir.

Fincher’ın Evreninden Farklı Bir Film

Altmışlı yıllarda işlenen cinayetleri yazdığı mektuplarla üstlenen, ama asla kim olduğu çözülemeyen Zodiac, filmde olmayan bir karakterdir. Çünkü bu film her ne kadar ismini ondan alsa da onun filmi değildir: Onun kim olduğunu bulmaya kendini adayan, işinden, ailesinden kısacası hayatından olan karikatürist, dedektif, gazeteci gibi karakterlerin filmidir. Zira özellikle Robert, David ve Paul adlı bu karakterlerin çırpınışları, her çırpındıklarında biraz daha batmaları asla nihai sonuca ulaşamamaları yeterince etkileyici bir durumdur. Filmde gizem sırrını en çok aralayan karakter Robert Graysmith olur. O da gerçekten katilin kim olduğunu kanıtlayamaz ama ilk günden itibaren yaşanılan süreci, tüm ayrıntısıyla Zodiac adlı kitapta derler. Zaten Fincher’in filmi için rehber edindiği kaynak da bu kitap olur.

Her ne kadar Fincher’in birçok alışkanlığını bulamayacağımız bir film olsa da Zodiac’ın, yine de müzikleri, yarattığı atmosferi, kamera kullanımı gibi sinematografi anlamında tam bir Fincher örneği olduğu kuşku götürmez bir gerçek. Sürekli yağan yağmur, kasvetli mekânlar hiç ama hiç bizi terk eder mi? Unutmadan Fincher, elbette bu filminde de eleştirecek kişi ve kurumları es geçmiyor. Bu kez yine medya ama en çok da bürokrasi payına düşeni fazlasıyla almakta.