19.09.2017

Yönetmen Koltuğu: Jafar Panahi

5) Talaye sorkh (Kanlı Altın) – 2003

Panahi, ilk kez bu filmiyle kadınların ve çocukların evreninden sıyrılarak odağına bir erkek karakter yerleştirir. Fakat hikâye ne kadar kişisel bir mevzu gibi görünse de aslında yine özünde İran’ın sorunları vardır. İlk kez Talaye sorkh’da sınıf meselesi bu kadar etkili bir şekilde dillendirilir. Her ne kadar Panahi politik film yapmadığını söylese de anlattığı durumlar, toplumsal meselelere dayanır. Geceleri motorla pizza dağıtıcılığı yapan Hüseyin  için bu iş biçilmiş kaftandır tam da. Zira kapalı mekân korkusu olan karakterimiz, motorun üzerinde bir nebze olsun nefes alabilip, kendini özgür hisseder.

Özellikle zengin semtlere pizza götüren karakterimiz, her gittiği adres ile farklı bir durum ile bizleri karşılaştırır. Ev partileri, yurtdışına gitmiş aileler, kültür çatışması, yalnız insanlar, çocuk yaştaki askerler ve daha niceleri… Tüm bu kişiler ve olaylar karşısında sessizliğini koruyan karakterimiz, susarak çoğu gerçeği daha da yalın bir şekilde gözlemlememizi sağlar. Filmin parmak bastığı bir değer mevzu ise Panahi’nin yine filmlerinde bir şeklide hep değindiği hırsızlık olgusudur. Hırsızlık hakkında daha sonraki Taxi filminde de tekrar yer vereceği etkileyici bir tirad da çok bilinir. Hırsızlığı iki şekilde değerlendiren yönetmenimiz bu konuda bir nevi derin bir felsefenin içine sokar seyirciyi.

İran’ı keskin bir şekilde ayıran sınıf meselesini, sürekli iki dünya arasında taşınıp duran karakterimiz ile gözlerimize sokan Panahi, aynı zamanda hem yaratılan karakterin derinliği hem de bu karaktere hayat veren Hossain Emadeddin’in takdir edilesi oyunculuğuyla bizleri ihya eder. In film nist filminde Panahi, Hossain’in doğaçlama oyunculuğuna adeta şapka çıkararak Talaye sorkh’a ve oyuncusuna selam gönderir zaten. Ve yine çizdiği dairesel anlatımla filme en etkili imzasını da koyar. Döngü tıpkı Dayereh’teki gibi tamamlanır. Üstelik tam da Dayereh’teki gibi umutsuz bir şekilde.