16.05.2016

2015’in Gözden Kaçan Filmleri

Gökşen Aydemir

Taksi

Bu senin önemli filmlerinden biri olan “ Taksi” , Cafer Penahi’nin son filmiydi. İran hükümeti tarafından yaşadığı sansür ve kısıtlamalar sonrasında çektiği üçüncü film olan Taksi ile  Penahi özel alandan çıkmış  sokağa inmiştir ama kamusal alan içinde yine taksi gibi bir özel alana sıkışıp kalmıştır.  Bitmeyen tükenmeyen bir arzuyla tüm olanaksız koşullardan yeni biçim arayışları çıkaran Penahi ,bu filmde yepyeni bir yaklaşıma sahip. Bir taksi ile Tahran sokaklarını dolaşan Penahi, birbirinden farklı müşterileriyle bir İran panoraması sunar.  Suçun, dinin , geleneklerin, batıl inançların, eğitim sisteminin, İran’da sinema yapmanın kurallarının müşteriler aracılığıyla tartışıldığı filmde , hiç bir önceden hazırlanmışlık hissine kapılmayız. Her şey çok doğal ve kendiliğinden gelişir. Film boyunca sadece film çekmek sanatın icra etmek isteyen Panahi’nin çırpınışına tanık oluruz. Filminin sonunda Panahi’nin filmleri üzerindeki kirli elleri ise arabasına giren filmini çalan muktedir ile görürüz. Bir sanatçısının çabasını, kişisel bir filmden toplumsal yargılara ulaşma konusundaki başarısını ve sanatın iyileştirici gücü tamda bu filmde izleyiciyi çarpmaktadır. Bu senin değeri bilinmemiş filmlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Dünyanın  her yerinde sansür özellikle oto sansürün bu kadar tartışılabilir olduğu şu günlerde  Penahi için “ne söylediğinden öte  nasıl söylediğinin” anlam kazandığını ortadır.

Que Horas Ela Volta?

Bu sene Film Ekim’inde seyrettiğimiz “ Annemle Geçen Yaz” küçük , samimi ve etkileyici bir hikaye. Sundance’da Jüri Özel Ödülü’de alan Annem’le Geçen Yaz , aile kurumu aracılığıyla sınıf ilişkilerine, orta sınıf ahlakına ve vahşi kapitalizmin küçücük insanların hayatındaki etkisine incelikli bir şekilde dillendiriyor. Filmin ana karakteri olan Val ,  San Paulo’da zengin bir evde  hem hizmetçilik yapmakta evin ergen oğluna bakıcılık yapmaktadır.  Val’ın her günü aynı rutin işlerle devam etmektedir. Bu rutin hayat 10 yıldır görmediği kızı Jessica’nın üniversite sınavına girmek için yanına gelmesiyle değişir. Eve bir türlü uyum sağlayamayan Jessica ‘nın uyumsuzluğu huzursuzluğundan değil toplumsal düzenin dayatmalarından kaynaklanmaktadır. Lafta insancıl ve sosyalist bir çift olan aile fertleri , Jessica’ya hizmetçinin kızı olduğu gerçeğini sürekli hatırlatmaktadır.  Bir kız ve annenin yeniden kavuşması, burjuvazinin dayanılmaz iki yüzlülüğünü ve kokuşmuş ahlak değerlerini sıcacık insancıl bir dille anlatan film, bu senenin değeri bilinmemiş filmlerinden.

Le Tout Nouveau Testament

Fransız yapımı Yeni Ahit, dünyadaki tüm inanç sistemlerine yaptığı nükteli eleştirilerle kuşkusuz senenin en iyi filmlerinden. Fransa’nın Oscar’a aday gösterdiği film alan Yeni Ahit,  Tanrı’yı Brüksel’de yaşayan karısına ve kızına kötü bir insan olarak betimliyor. Tanrıcılık oynamaya başlayan küçük kızı Ea , tüm insanlara ölüm tarihlerini yollayan sms’ler gönderir. Ve insanlık artık eskisi gibi değildir. Kaç gün daha yaşayacakları bilinciyle hayatına devam eden insanlık eskisi gibi değildir. Ea insanlığı kurtaracak yeni havariler bulmak için çamaşır makinesinden dünyaya seyahat eder ve Son Akşam Yemeği filmine yeni havariler dahil eder. Dünya Tanrı’nın karısı yardımıyla kurtulur, Tanrı’ya ise Özbekistan’da çamaşır makinesi tamir etmek kalır. İnanç sistemlerine yapılan bu nükteli eleştiriler filmi senin en iyilerinden kılmakta.