19.09.2017

Karmaşık Sonlu Filmlerin Arkasındaki Gerçek Anlamlar

Jacob’s Ladder (1990)

Jacob’s Ladder filmi Jacob Singer adındaki bir savaş gazisinin ve posta çalışanının şeytanlar ve cehennem halisünasyonları ile geçirdiği son günleri hakkındadır. Askerlerde psikolojik etkiler yapan uyuşturucu kullanarak onları öldürme makinesi yapan deneylerde çalışan bir bilim adamı ile tanışır. Kendi yaşadıklarını da buna bağlar ama film sonunda çok daha altlarda yatan bir gerçeğe şahit oluruz.

1890 tarihli “Owl Creek Köprüsünde Bir Olay” kısa hikâyesinde olduğu gibi,  Jacob’s Ladder filmi aynı tarafta savaştığı askerler tarafından öldürülen bir adamın son rüyası hakkındadır. Filmin belki de varmaya çalıştığı gerçek son, onun beyninin anlamsız ölümüne bir anlam verebilmek için olayları çözmeye çalışmasıdır. Filmin sonunda, hayatının Vietnam’da yaşadığı acılarla birlikte savaş alanında bittiğini görürüz.

Peki, ya önceleri gördüğü cehennem görüntüleri neden sonunda Jacob’un oğlu ile gökyüzüne çıkarken iyi ve huzurlu bir görüntülere dönüşür? Jacob’a yardım eden Louis ona, eğer ölüme direnirsen ve ölmemeye çalışırsan, hayatını almaya çalışan şeytanları göreceğini ama eğer direnmezse ve huzur içinde beklerse, şeytanların meleğe dönüşeceğini ve onu dünyadan kurtaracağını söyler. Sadece ölüme nasıl baktığın ile ilgilidir.

 

The Witch (2015)

Bu fantastik filmin senaryosunun en akıllıca tarafı filmin daha en başında bir gerçeği ortaya koymasıdır. Benzer filmler belirsizlik içinde ilerlerken The Witch barındırdığı olağanüstü içeriği ifşa eder. Arkanıza yaslanarak sadece ne demek istenildiğini anlamaya çalışabilirisiniz.

Sonunda Thomasina’nın ailesinin ormandaki şeytan ile savaşmasından ve onun kötülüklerinden dolayı, babaları ölür ve Thomasina kendini savunmaya çalışırken yanlışlıkla da annesini öldürür. Şeytanın tarafından olan Black Phillip Thomasina’yı onu takip etmesi için ikna eder ve ona alternatif bir dünya sunar. Burada yaşamayı arzu etmez misin? diye sorar. Etkileyici biçimde, Thomasina Black Phillip tarafına geçer ve ormandaki cadılara katılır. Güç sahibi olur ve beyninde özgür olur. Sadece ölümlü ruhuna mal olur bu. Bir gün pişman olmayacağını kim bilebilir. Film biterken Black Phillip ile hedonist özgürlüğü seçer.

 

Silent Hill (2006)

Silent Hill film ve oyun serisi bizim dünyamızın altında pas, kan ve şeytanlarla dolu başka bir dünya varlığına dikakti çeker. Gerçek dünyayı ve diğer dünyayı birbirinden bir sis ayırır. Filmin sonunda Rose ve kızı Sharon diğer dünyadaki kasabadan çıkıp eve dönseler de siste kalmaya dveam ederler. Rose’un kocası Christopher onların varlığını hisseder ama onlar gerçeğin farklı bir katmanındadır. Christopher Silent Hill kasabasında onları arar ama onlar farklı bir boyutta olduklarından dolayı birbirlerini göremezler.

Şeytanın kasabaya bulaştırdığı şeyi Rose ve Sharon’u eve kadar takip etmiştir ve onları siste bırakmaya devam etmiştir. Sharon, Silent Hill kasabasında cadı olduğu için yakılarak öldürülen ve kasabadan intikam alan Alessa’nın bir devamı olmuştur. Filmin sonunda Alessa kaybeder ama onun içindeki ruh Sharon’da yaşamaya devam eder. Yönetmen Christopher Gans şöyle bir açıklama yapar: “Burada kendini bölüp çoğaltabilen bir karakter var ve Alessa’nın artık tek bir karakter olmadığını ve birçok olduğunu anladığımızda, kasabanın hikâyesini de anlarız. Enteresan çünkü kasaba, parçalanmış kişilikleri yansıtır, farklı boyutları ve aynı kişinin farklı kopyalarını”.

Kaynak: Looper